Yasemin Kokulu Sığınaklarımız
Zamanın ne kadar hızlı aktığından şikâyet ederiz sık sık. Takvim yaprakları dökülürken, sorumluluklar birikir; zihnimiz günün kargaşası, hayatın yetişilmesi gereken hızı ve bitmek bilmeyen hengamesiyle yorulur. İşte tam öyle bir anda, ansızın gelen bir esinti yavaşlatır bizi.
BİR SANDIK KOKUSU, BİR ÖMÜR MİRASI: KARANFİL
Zamanın hızlı aktığı, her şeyin tüketim tezgâhlarında çabucak eskidiği bir çağda yaşıyoruz. Oysa başımızı biraz geriye çevirdiğimizde; emeğin, sabrın ve sevginin ilmek ilmek işlendiği bambaşka bir dünyanın kokusunu duyarız.
Doğanın En Keskin Sırrı
Gerdeme OtuGeçenlerde bir mahalle pazarında, tezgahın bir köşesine mütevazı bir şekilde sıkışmış taze, küçük yapraklı yeşillikler gözüme çarptı. Pazarcı esnafına ne olduğunu sorduğumda gülümseyerek yanıtladı: Gerdeme otu abim, bilene şifa, bilmeyene sıradan ot!
Dikenlerin Ardındaki Şifa
KaramukBazı bitkiler vardır; ne market raflarında gösterişli ambalajlarla karşımıza çıkar ne de adına uzun uzun reklamlar yapılır. Dağın yamacında, taşın toprağın arasında sessizce büyür. Dikenleriyle kendini korur, meyvesiyle doğaya renk verir. İşte karamuk da böyle bir bitkidir.
Bir Annenin “Elhamdülillah”ı ve Bizim Vicdanımız
Geçenlerde Instagram’da karşıma bir video çıktı. Filistinli bir anne…Çocuklarını, kardeşlerini, ablasını, eşini ve ailesinin neredeyse tamamını kaybetmiş. Bir insanın hayatında taşıyabileceği acıların belki de tamamını aynı anda omuzlarında taşıyan bir kadın…Videoyu izlerken boğazım düğümlendi.