reklam
reklam
İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6000 %0.3
51,6003 %0.01
6.706,12 % 0,29
Ara
Tok Sofraların Gölgesi

Tok Sofraların Gölgesi

YAYINLAMA:

Ramazan geldi… Işıklar yandı, reklamlar çoğaldı, sofralar büyüdü. Ama bir gerçek var ki çoğu zaman konuşulmuyor: Bu ayda aç kalan sadece mideler değil, vicdanlar da.
Bir yanda lüks otellerde verilen görkemli iftarlar, diğer yanda mutfağında ekmek hesabı yapan aileler… Aynı şehirde iki ayrı Ramazan yaşanıyor. Birinde bolluk gösteriye dönüşüyor, diğerinde sessiz bir mahcubiyet hüküm sürüyor. Ramazan, paylaşma ayı olmaktan çıkıp vitrin ayına mı dönüştü?
Bugün iftar sofraları çoğu yerde ihtiyaçtan fazla tüketimin sergilendiği alanlara dönüşmüş durumda. Tabaklar doluyor, sonra çöpe gidiyor. Oysa birkaç sokak ötede bir çocuk yatağa aç giriyor. Bu çelişkiyi görmezden gelmek, sadece bir ihmal değil; toplumsal bir körlüktür.
En acı olan ise şu: İnsanlar gün boyu aç kalıp akşam öfkeyle konuşabiliyor, kul hakkını hiçe sayabiliyor, adaletsizliğe sessiz kalabiliyor. Oruç, sadece açlık değilse, neden dilimiz hâlâ kırıcı, kalbimiz hâlâ katı?
Ramazan’da yapılan yardımlar bile bazen bir fotoğraf karesine sığdırılıyor. İyilik gizli olmaktan çıkıp alkış bekleyen bir gösteriye dönüşüyor. Yardımın ruhu değil, görüntüsü önemseniyor. Oysa gerçek iyilik, kimsenin görmediği yerde yapılır.
Toplum olarak belki de en büyük sorunumuz, ibadeti ritüele indirgemek. Camiler dolu ama sokaklar merhametsiz. Dualar çok ama adalet az. Herkes kendini sorgulamak yerine başkasını eleştiriyor. Ramazan bize aynayı tutuyor, fakat çoğumuz bakmaktan kaçıyoruz.
Bu ayın en sert sorusu şudur: Aç kalmak mı zor, yoksa başkasının hakkını gözetmek mi?
Ramazan bitecek… Sofralar toplanacak… Ama eğer bu ay bizi daha dürüst, daha adil ve daha merhametli yapmadıysa, geriye sadece açlık kalacak.
🌙 Belki de en büyük tehlike, oruç tutup vicdanı serbest bırakmaktır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *