Microsoft Research tarafından geliştirilen 'Silica' adlı yeni nesil cam tabanlı depolama sistemi, tek bir cam plaka içine yaklaşık 2 milyon kitaplık veri sığdırabilme yeteneği ile dikkat çekiyor. Bu yenilikçi teknoloji, veri depolama alanında devrim niteliğinde bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Bilim insanları, sıradan bir cam parçasını yüksek kapasiteli ve ultra dayanıklı bir arşiv ortamına dönüştüren Silica sistemini tanıttı. Çalışmanın bulguları, bilim dünyasının saygın yayınlarından Nature dergisinde yayımlanarak geniş bir kitleye ulaştı.
Silica Sistemi Nasıl Çalışıyor?
Silica sistemi, verileri camın yüzeyine değil, doğrudan derinliklerine işleyerek çalışıyor. Bunun için femtosaniye düzeyinde, yani saniyenin katrilyonda biri hızında lazer darbeleri kullanılıyor. Bu ultra kısa lazer atışları, bilgiyi camın içinde “voxel” adı verilen üç boyutlu piksel benzeri yapılar halinde kodluyor.
Bu yöntem sayesinde veri, camın moleküler yapısında mikroskobik değişiklikler oluşturarak kalıcı hale geliyor. Araştırmacılar, bu lazer teknolojisinin ışığı atom ve moleküller içindeki elektron hareketlerini gözlemleyecek hassasiyette odaklayabildiğini belirtiyor.
Dayanıklılık ve Veri Yoğunluğu
Lazer ışınları camın içine odaklandığında, metrenin milyonda birinden daha küçük hacimlerde yapısal değişimler meydana geliyor. Bu işlem sırasında camın şeffaflığı korunuyor; ancak iç katmanlarına devasa miktarda veri işlenebiliyor. Araştırma ekibi, Silica kapsamında yalnızca veri yazımını değil; kodlama, okuma ve hata düzeltme süreçlerini de kapsayan bütüncül bir sistem geliştirdi.
Mikroskobik patlamalara dayalı yöntemle milimetreküp başına 1,59 gigabit veri yoğunluğuna ulaşılırken, hız odaklı ikinci yöntemde saniyede 65,9 megabit yazım kapasitesi elde edildi. Lazer ışını sayısının artırılmasıyla bu hızın daha da yükseltilebileceği ifade ediliyor.
Geleceğin Depolama Çözümü Olabilir mi?
Geleneksel depolama çözümleri olan manyetik bantlar ve sabit diskler zamanla bozulabiliyor ve çevresel koşullardan etkilenebiliyor. Silica teknolojisi ise ısıya, neme ve manyetik alanlara karşı yüksek direnç gösteriyor. Araştırmacılar, onlarca yıllık çalışmalar sonucunda endüstriyel kullanıma uygun hale getirilen ultra hızlı lazer sistemlerinin, özellikle veri merkezlerinde enerji verimliliği ve uzun vadeli arşivleme açısından önemli avantajlar sunabileceğini belirtiyor.
Uzmanlara göre cam tabanlı bu depolama yöntemi, geleceğin dijital arşiv altyapısının temelini oluşturabilir ve “10 bin yıllık kütüphane” vizyonunu gerçeğe dönüştürebilir.