Bir İzmarit, Büyük Bir Meselenin Küçük Parçası
Yere atılmış bir sigara izmaritine çoğu zaman kimse dönüp bakmıyor.
Ayaklarımızın altında eziliyor, yağmurla mazgallara sürükleniyor, sokakların, parkların ve sahillerin görüntüsünü kirletiyor. Oysa küçücük görünen o izmarit, yalnızca bir çöp değil; çevreye bıraktığımız büyük bir sorunun parçası.
Belki de artık yere atılmış her izmarite sadece “çöp” olarak değil, geri kazanılabilecek bir atık olarak bakmanın zamanı geldi.
Sigara filtrelerinin önemli bir bölümünde selüloz asetat adı verilen plastik türü bulunuyor. Kullanıldıktan sonra ise filtrede nikotin ve başka kimyasal kalıntılar birikiyor. Bu nedenle izmaritlerin doğaya bırakılması hem çevre kirliliği hem de atık yönetimi açısından ciddi bir mesele.
Fakat burada başka bir soru ortaya çıkıyor:
Biz bu atığı neden ayrı toplamıyoruz?
Düşünün…
Bir kafede, restoranda, iş yerinde ya da sahilde özel olarak hazırlanmış bir izmarit kutusu olsa ve insanlar izmaritlerini yere atmak yerine bu kutulara bıraksalar… Sonrasında bunlar ayrı toplanıp uygun tesislerde işlenerek geri kazanılsa…
Belki tek bir izmarit dünyayı değiştirmez.
Ama binlercesini, milyonlarcasını topladığımızda ortaya bambaşka bir tablo çıkar.
Üstelik mesele sadece geri dönüşüm değil.
Bu iş, toplumda çevre bilincinin oluşmasına da katkı sağlayabilir. İnsanlara “Çöpünü yere atma” demenin yanında, “Atığını doğru yere bırak; biz onu yeniden değerlendirelim” diyebiliriz.
Bir izmaritin peşinden gitmek
Bana göre asıl değerli olan, bu fikrin bir temizlik kampanyasının ötesine geçebilmesi.
Mahallelerde izmarit toplama noktaları kurulabilir. Kafeler ve restoranlar sisteme dahil edilebilir. Belediyeler, çevre kuruluşları ve geri dönüşüm tesisleriyle iş birliği yapılabilir.
Hatta bu sistem bir sosyal girişime bile dönüşebilir.
İnsanlar izmaritleri toplar, işletmeler özel kutular kullanır, toplanan atıklar kayıt altına alınır ve lisanslı geri kazanım tesislerine gönderilir.
Böylece bir yandan sokaklarımız temizlenirken diğer yandan atığın ekonomiye kazandırılması sağlanabilir.
Ama burada önemli bir ayrıntıyı unutmamak gerekiyor:
İzmarit, sıradan bir geri dönüşüm malzemesi değildir.
İçerdiği kimyasal maddeler nedeniyle bilinçsizce işlenmemeli, evde yakılmamalı, eritilmemeli veya normal geri dönüşüm kutularına atılmamalıdır. Toplama ve geri kazanım süreci, gerekli mevzuata uygun şekilde ve yetkili tesislerle yürütülmelidir.
Küçük bir atık, büyük bir farkındalık
Belki de bu projenin en güzel tarafı, bize tüketim alışkanlıklarımızı yeniden düşündürmesi.
Her gün milyonlarca insan sigara içiyor. Sigaranın kendisi kadar geride bıraktığı atığın da bir bedeli var.
Yere atılan her izmarit aslında bize aynı soruyu soruyor:
“Beni nereye bırakacaksın?”
Bizim vereceğimiz cevap ise yalnızca bir çöp kutusunu değil, çevreye bakışımızı da değiştirebilir.
Çünkü çevreyi korumak bazen büyük projelerle değil, yerde gördüğümüz küçücük bir çöpü görmezden gelmemekle başlar.
Bir izmariti yerden kaldırmak dünyayı kurtarmayabilir.
Ama o izmaritin ardından yüzlercesini toplamak, bir mahalleyi değiştirebilir.
Bir mahalle başka mahallelere örnek olabilir.
Ve belki bir gün, bugün kimsenin önemsemediği o küçücük izmaritler bize şunu öğretir:
Büyük değişimler, çoğu zaman küçük adımlarla başlar.