DEĞERLER VE BEDELLER
Karşılığı olmayan bedeller ve değerler vardır.
Din gibi, ibadet gibi, Kur’an-ı Kerim gibi, vatan gibi… Bunlar paha biçilemez değerlerdir.
Ne yazık ki bugünlerde namazla, ibadetle, tesettürle alay eden bir kesim ortaya çıkmış durumda. Bu; ne aklın ne de mantığın kabul edebileceği bir tutumdur. Belki bunu yapanların bir kısmı çocuk ya da ergendir; henüz neyin ne olduğunu tam olarak idrak edememiş olabilirler. “Bu kadar büyütmeye gerek yok” diyenler çıkabilir. Ancak bilinçli her insan bilir ki bazı değerler vardır ve bunlar hafife alınamaz.
Bir insanın dini farklı olabilir, inancı olmayabilir; bu onun tercihidir. Fakat hiç kimse, benim toprağımda, benim dinimi ve inancımı ayaklar altına alıp alay konusu yapamaz. İnansa da inanmasa da, saygı duymayı bilmek zorundadır.
Sosyal medyada ibadeti alaya alan, dini değerleri şov malzemesi yapan bu kişilerin hiç mi aileleri yok? Anne babaları, yakınları, dostları; uyaracak, ikaz edecek kimseleri yok mu? Aile yetersiz kaldığında, okulda verilen eğitimin bu bilinci kazandırması gerekmez mi? Hani deriz ya: İlk öğretmen anne-baba, sonra öğretmenler… Peki bugün çocuklara ne öğretiliyor?
Bir çocuk dini değerleri bilmiyorsa; ne vatanı ne bayrağı tam anlamıyla tanıyabilir. Bugün özgürce yaşayabiliyorsak, bu; dinini, bayrağını, vatanının bir karış toprağını savunmak için canını feda edenler sayesindedir. Beşikteki bebelerden, beli bükülmüş, eli öpülesi yaşlılara kadar nice insan bu topraklar için bedel ödedi.
Önümüzdeki günlerde Sarıkamış şehitleri anılacak. İmkânı olanlar çocuklarını, gençlerini yanlarına alıp oralara götürsün. O maneviyatı yerinde yaşasınlar.
14 yaşından 45 yaşına kadar; açlıkla, susuzlukla, yoklukla, soğukta donarak şehit olan insanlar vardı. Hepsi bizler bugün özgür yaşayabilelim diye canlarını verdiler.
Bu noktada devlete de, eğitime de, aileye de büyük sorumluluk düşüyor. Çünkü bu topraklar; bedeli canla ödenmiş, kutsal emanetlerdir.