İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik başlatılan ve kamuoyunun yakından takip ettiği yolsuzluk davasında yargılama süreci 76'ncı duruşma ile devam etti. Aralarında görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yer aldığı 50'si tutuklu toplam 414 sanık, İstanbul'daki mahkemede hakim karşısına çıktı. 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, İmamoğlu'nun 'örgüt lideri' sıfatıyla çok sayıda ağır suçtan 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
İş İnsanı Şimşek'ten 'Rüşvet' İddialarına Yanıt
Duruşmada söz alan tutuksuz sanık iş insanı Necmettin Şimşek, KİPTAŞ'tan kiraladıkları taşınmazla ilgili yaşanan süreci anlattı. Şimşek, lunapark olarak işletilen alanın okul olarak dönüştürülmesinde KİPTAŞ yönetiminin bilgisi olduğunu savunarak, yapılan yatırımların tamamen kendi şirket sermayesiyle karşılandığını belirtti. İmamoğlu ve ekibinin bu yatırımları belediye kaynaklarıyla yapılmış gibi göstererek algı oluşturduğunu iddia eden Şimşek, tahliye sürecinde yaşadığı mağduriyeti gidermek için Turan Aydoğan ile görüştüğünü ifade etti.
200 Bin Dolarlık Ödeme Tartışması
Mahkeme başkanının, Turan Aydoğan'a yapılan 200 bin dolarlık ödemenin mahiyetini sorması üzerine Şimşek, bu paranın hukuki ve siyasi çözüm arayışı kapsamında verildiğini savundu. Şimşek, ödemeyi bir avukatlık veya danışmanlık ücreti olarak değerlendirdiğini, ancak sürecin sonunda mağdur edildiğini öne sürdü. Mahkeme başkanı ise söz konusu ödemenin yasal dayanağını ve niteliğini sorgulayan sorularla sanığı çapraz sorguya aldı.
Mehmet Selim İmamoğlu: Soyadım Olmasaydı Burada Olmazdım
Duruşmada savunma yapan bir diğer isim olan Mehmet Selim İmamoğlu ise hakkındaki suçlamaların siyasi olduğunu savundu. Siyasetle ilgisinin bulunmadığını belirten İmamoğlu, 'Soyadım İmamoğlu olmasaydı bugün burada olmayacaktım' diyerek, davanın babası üzerinde baskı kurma amacı taşıdığını iddia etti. Hırvatistan'daki ticari girişimi ve satın aldığı yelkenliyle ilgili açıklamalarda bulunan İmamoğlu, tüm işlemlerinin şeffaf olduğunu ve aile şirketinden bağımsız olarak kendi birikimleriyle hareket ettiğini vurguladı.