Sultan Akdemir cinayetinde avukattan çarpıcı iddia: Tasarlanmış bir şiddet zinciri

Diyarbakır'da boşanma aşamasındaki eşi tarafından katledilen Sultan Akdemir'in avukatı Feyza Nur Işık, cinayetin bir şiddet döngüsünün sonucu olduğunu belirterek, olayın 20 gün öncesinden planlandığını öne sürdü.

Diyarbakır'da 26 Ağustos tarihinde yaşanan vahşi cinayetin yankıları sürüyor. Boşanma aşamasındaki eşi Ersan Akdemir tarafından parkta kurşun yağmuruna tutulan Sultan Akdemir, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Olayın ardından yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıkarken, aile avukatı Feyza Nur Işık, cinayetin anlık bir öfke patlaması değil, tasarlanmış bir sürecin sonucu olduğunu savundu.

Şiddet Döngüsü ve Önceden Gelen Uyarılar

Aile avukatı Feyza Nur Işık, Sultan Akdemir'in 4 yıllık evliliği boyunca sürekli bir baskı ve şiddet döngüsü içinde yaşadığını belirtti. Işık, cinayetten yaklaşık 20 gün önce failin ve ailesinin Sultan'ı eve davet ederek fiziksel şiddet uyguladığını, maktulün bu olay üzerine kolluk kuvvetlerine başvurduğunu açıkladı. Avukat Işık, bu durumun cinayetin münferit bir olay olmadığını, aksine sistematik bir şiddet zincirinin son halkası olduğunu vurguladı.

Güvenlik Kamerası Vahşeti Gözler Önüne Serdi

Olay anı, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, Ersan Akdemir'in silahını çektiği sırada Sultan Akdemir'in eşinin elini tutarak engel olmaya çalıştığı, yaşanan arbedenin ardından failin soğukkanlılıkla ateş ettiği görülüyor. Saldırganın, eşini vurduktan sonra yanındaki çocuğu alarak olay yerinden kaçması ise dikkat çekti. Fail, emniyet ekiplerinin operasyonuyla kısa sürede yakalanarak tutuklandı.

Soruşturmada Kritik Soru İşaretleri

Soruşturma sürecinde failin susma hakkını kullandığını belirten Avukat Işık, adaletin yerini bulması için kapsamlı bir araştırma talep ettiklerini ifade etti. Işık, "Failin silahı nasıl temin ettiği, kaçış sürecinde kimlerin yardım ettiği ve ailenin bu cinayette bir iştirakinin olup olmadığı titizlikle araştırılmalı" dedi. Çiftin müşterek çocuğu ise yaşanan travmatik olayın ardından devlet koruması altına alındı. Aile, failin en ağır cezayı alması için hukuki mücadelesini sürdürüyor.

İLGİLİ HABERLER