İyi Günde Yoksan, Kötü Günde Ne Kadar Dostsun?
Dostluk denince aklımıza çoğu zaman zor günlerde yanımızda olan insanlar geliyor. Oysa dostluk sadece insanın düştüğü gün elinden tutmak değildir. Dostluk, insanın ayağa kalktığı, güldüğü, sevindiği, başardığı günlerde de yanında olabilmektir.
Çünkü insanın kötü gününde yanında olmak bazen kolaydır. Acısını paylaşmak, teselli etmek, “Ben buradayım” demek vicdanımızın doğal bir tepkisidir. Fakat asıl sınav, dostumuzun iyi gününde başlar.
Onun mutluluğuna gerçekten sevinebiliyor muyuz?
Başarısını kıskanmadan alkışlayabiliyor muyuz?
Güzel bir haber aldığında, içimizden gelerek “Senin adına çok sevindim” diyebiliyor muyuz?
İşte gerçek dostluk biraz da burada saklıdır.
Bazı insanlar vardır; siz düştüğünüzde ilk koşan onlardır. Hastalandığınızda ararlar, başınız sıkıştığında kapınızı çalarlar. Fakat siz toparlanıp hayatınızı düzene koyduğunuzda, yüzünüz gülmeye başladığında birden ortadan kaybolurlar.
Çünkü sizin acınız onların yanında kendilerini değerli hissettirirken, sizin mutluluğunuz bazılarına kendi eksikliklerini hatırlatır.
Ne acıdır ki…
Bazıları sizin gözyaşınızla dost, mutluluğunuzla yabancıdır.
Kötü gününüzde omzunuzda bir el vardır ama iyi gününüzde o eli bulamazsınız.
Oysa dost dediğin insan, yalnızca karanlıkta el feneri tutan değildir. Güneş açtığında da sizinle birlikte yürüyebilendir.
Gerçek dost, sizin başarınızdan rahatsız olmaz. Sizin yükselmeniz onu küçültmez. Sizin mutluluğunuz onun mutsuzluğu değildir.
Tam tersine, sizin sevincinizi kendi sevinci bilir.
Hayat bize zamanla çok şey öğretiyor. Kimin gerçekten dost, kimin sadece ihtiyaç anında yanımızda olduğunu… Kimin bizi sevdiğini, kimin ise yalnızca bizim zor durumda olmamızdan hoşlandığını…
Bu yüzden dostlarımızı sadece kötü günlerimizde değil, iyi günlerimizde de tanıyalım.
Çünkü insanın başına gelen felaketler çevresindeki insanları toplar; ama insanın kazandığı başarılar, sahip olduğu mutluluk ve güzellikler gerçek dostları ortaya çıkarır.
Belki de dostluğun en güzel tarifi şudur:
“Kötü günümde yanımda olman kıymetliydi. Ama iyi günümde mutluluğuma ortak olman, seni gerçekten dostum yaptı.”
Hayat kısa.
Dostluk ise her insana nasip olmayacak kadar değerli.
Öyleyse birbirimizin sadece yarasına değil, sevincine de ortak olalım.
Çünkü gerçek dost, insan ağlarken yanında olan değil sadece…
İnsan gülerken de gönülden gülebilendir.