reklam
reklam
İstanbul
Az bulutlu
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,1697 %0.14
53,9976 %-0.05
6.085,55 % 1,06
En Nazlısı, Sevgilerin En Hasılı

En Nazlısı, Sevgilerin En Hasılı

YAYINLAMA:

Hayatın koşturmacası içinde çoğumuz gözden kaçırırız; ama bazı evlerde, pencere önlerinde sessiz sedasız süren bir dil vardır. Kelimelerin yerini sabrın, yüksek seslerin yerini şefkatli bir fısıltının aldığı bir dil… Bu dilin en zarif muhatabı da şüphesiz evlerimizin o mağrur, bir o kadar da narin misafiri: Orkidedir.
Hemen hemen her evde bir orkideye rastlamak mümkündür. Ancak onu sadece salonun bir köşesini süsleyen sıradan bir saksı çiçeği olarak görenler, onun asıl sırrını ıskalarlar. Çünkü orkide, sadece suyla ve toprakla yetinen bir bitki değildir. O, zatıhasaneleri gereği biraz nazlıdır; ilgi ister, özen ister ve en çok da sevilmek ister.
Anadolu insanının o büyüleyici şefkatinde, annelerimizin pencere kenarındaki bu zarif çiçeğe eğilip "Kızım..." diye seslendiğini duyarsınız bazen. O tek bir kelimede, bir canı büyütmenin, ona emek vermenin ve onunla hemhal olmanın tüm derinliği gizlidir. Bir annenin çiçeğiyle kurduğu bu bağ, aslında modern dünyanın unuttuğu o kadim inceliğin ta kendisidir.
Neden orkideye bu denli titrer anneler? Çünkü bilirler ki orkide aceleye gelmez. Eğreti sevgileri, geçici hevesleri kabul etmez. Yaprağına değen sert bir rüzgarda küser, fazla verilen suda boynunu büker, susuz kaldığında ise içine kapanır. Tıpkı insan ruhu gibi, dengenin ve samimiyetin peşindedir. Annelerimiz de o doğuştan gelen bilgelikleriyle, bu nazlı kraliçenin dilinden en iyi anlayandır. Onu sadece sulamazlar; adeta sevgileriyle, tatlı dilleriyle besleyip büyütürler.
Ve gün gelir, o sabırlı bekleyişin ardından orkide, dalından bir bir narin tomurcuklar patlatır. O asil, dik ve mağrur çiçeklerini sergilediğinde, aslında pencere kenarından tüm eve şu mesajı fısıldar: “Emek verdiğin, sevdiğin her şey gün gelir çiçek açar.”
Bugün, hayatın karmaşasından bir an olsun sıyrılıp evimizdeki o nazlı çiçeğe bir bakalım. Belki de bir orkide yaprağında, sevgiyi ve sabrı yeniden öğrenmemiz gerekiyordur. Annelerimizin o içten "Kızım" deyişindeki sırra, yani her şeye rağmen emekle güzelleşen bir dünyaya tutunarak…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız