reklam
reklam
14 Şubat 2026
İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,7339 %0.19
51,9339 %-0.02
7.075,98 % 2,56
Ara
Mavi Bir Sessizlik

Mavi Bir Sessizlik

YAYINLAMA:

Osmanlı’dan Günümüze Mavi Kelebek Sarmaşığı
Bazı renkler vardır; bağırmaz, çağırmaz…
Sessizce bakar insana. Mavi kelebek sarmaşığının rengi de böyledir. Ne gözü yorar ne kalbi incitir. Sanki dünyaya “acele etme” demek için yaratılmıştır.
Osmanlı bahçelerinde gül kokusu ağır basardı. Lale vakurdu, sümbül mahcuptu. Mavi kelebek sarmaşığı ise uzaktan gelmiş bir yolcu gibiydi. Uzak diyarların güneşini, Hint rüzgârlarını üzerinde taşıyan bu narin bitki, saray bahçelerinde belki bir köşede, belki fark edilmeden açtı çiçeğini. Adı dilden dile dolaşmadı ama varlığıyla zamanı bekledi.
Çünkü bazı şeyler erken konuşulmaz.
Bazı güzellikler, sessiz kalmayı seçer.
Osmanlı hekimleri toprağın sesine kulak verirdi. Bildikleri, tanıdıkları bitkilerle şifa ararlardı. Mavi kelebek sarmaşığı ise ne tam yabancı ne de tam yerliydi. Bu yüzden kitaplarda yer bulamadı; ama hayatın kıyısında, bilginin eşiğinde varlığını sürdürdü.
Yüzyıllar geçti.
İnsan hızlandı. Gürültü arttı. Kalabalık çoğaldı.
Ve bir gün, modern dünyanın yorgun insanı, bir fincanın içinde mavi bir dinginlikle karşılaştı. Kaynar suya bırakılan o çiçek, yavaşça rengini verdi. Mavi oldu. Derin oldu. Limon damlatıldığında mora döndü. Tıpkı insan gibi…
Şartlar değişince rengi değişen ama özü aynı kalan insan gibi.
Bugün mavi kelebek sarmaşığı bir çaydan fazlasıdır.
Bir durma hâlidir.
Bir nefes arasıdır.
Kalabalıklar içinde kendine dönebilmenin simgesidir.
Osmanlı’dan bugüne taşınan bu sessiz misafir bize şunu öğretir:
Her şey zamanında anlaşılmaz.
Bazı güzellikler, çağını bekler.
Ve bazen bir çiçek, bir medeniyetin sabrını anlatır.
Mavi kelebek sarmaşığı…
Dün fark edilmeyen, bugün aranan.
Belki de yarın, yeniden anlamlandırılacak olan…
Çünkü gerçek güzellik,
hep biraz geç fark edilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *