Kültürel egzotik unsurun kokusu
Ylang ylang (Cananga odorata) Osmanlı’dan günümüze uzanan süreçte doğrudan bir “yerli” koku olarak değil, daha çok kültürel etkileşim ve ticaret yoluyla tanınan egzotik bir unsur olarak karşımıza çıkar.
Osmanlı’dan Günümüze Kişnişin Yolculuğu
Bazı bitkiler vardır; yalnızca mutfağa değil, kültüre de tat katar. Kişniş de bu bitkilerden biridir. Bugün kimi sofralarda vazgeçilmez, kimi damaklar içinse alışılması zor bir aromaya sahip olan kişnişin hikâyesi aslında yüzyıllar öncesine uzanır.
Kara Halile
Osmanlı’dan Günümüze Tarih boyunca insanlar hastalıklarla mücadele ederken doğanın sunduğu şifaya sığınmıştır. Bu şifa hazinesinin önemli parçalarından biri de kara halile olmuştur.
Mavi Bir Sessizlik
Osmanlı’dan Günümüze Mavi Kelebek SarmaşığıBazı renkler vardır; bağırmaz, çağırmaz…Sessizce bakar insana. Mavi kelebek sarmaşığının rengi de böyledir. Ne gözü yorar ne kalbi incitir. Sanki dünyaya “acele etme” demek için yaratılmıştır. Osmanlı bahçelerinde gül kokusu ağır basardı.
Bir Yaprağın Hatırlattıkları
NaneBazen bir yaprak, bir medeniyeti anlatır. Nane de işte öyle bir bitkidir. Küçücük yapraklarıyla hem sofralara ferahlık katar hem de insanlığa yüzyıllardır şifa sunar. Osmanlı’dan bugüne, nane yalnızca bir koku ya da tat değil; hayatın içinden gelen bir denge unsuru olmuştur.