Tepebaşı'nda Usulsüzlük İddiası: Suç Duyurusu

AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, Sayıştay raporunda yer alan usulsüzlük bulgularıyla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Bu durum, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik konularında tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Sayıştay Raporunda Tespit Edilen Bulgular

Tunç, Eskişehir Adalet Sarayı önünde düzenlediği basın toplantısında, Sayıştay denetçilerinin hazırladığı raporda Tepebaşı Belediyesi’ne ilişkin 53 usulsüzlük bulgusunun yer aldığını öne sürdü. Bu bulguların, Tepebaşı halkına ait bütçenin kötü yönetilmesi ve hukuksuz harcamaların yapılması gibi ciddi iddiaları içerdiğini vurguladı. Tunç, "Bu bulguların her biri hakkında savcılığa başvurdum ve konunun sonuna kadar takipçisi olacağım" ifadelerini kullandı.

Halkın Bütçesi Üzerine Eleştiriler

Tunç, yaptığı açıklamada, Sayıştay raporunun, Tepebaşı Belediyesi’nin mali yönetiminde ciddi sıkıntılar olduğunu gösterdiğini savundu. "Tepebaşı halkının bütçesi başka kişilere rant olarak sağlanmış ve bu bütçe halkımıza hizmet olarak dönmemiştir" dedi. Ayrıca, 2026 yılına ilişkin Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'ın mesajına atıfta bulunarak, "Umarım o dönemde bütçe doğru yerlerde harcanır ve kimseye peşkeş çekilmez" şeklinde konuştu.

İddiaların Dayanağı ve Açıklamalar

Tunç, yaptığı açıklamalarının asılsız olmadığını belirterek, "Ben dedikodu yapmıyorum, kimseye iftira atmıyorum. Sayıştay'ın resmi raporuna dayanarak konuşuyorum ve söylediklerimin arkasındayım" ifadelerini kullandı. Sayıştay raporunda belirtilen 53 bulgunun tamamı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ifade eden Tunç, ayrıca seçim döneminde belediye bütçesinden karşılandığını iddia ettiği harcamalar ile katı atık toplama hizmetine dair işlemler hakkında da savcılığa başvurduğunu duyurdu.

Kamuoyuna Bilgilendirme

Serhat Tunç, sürece ilişkin detaylı dilekçelerin kamuoyuyla paylaşılacağını da sözlerine ekledi. Bu gelişmeler, Tepebaşı Belediyesi’nin mali yönetimi ve hesap verebilirlik konularında kamuoyunun dikkatini çekerken, yerel yönetimlerdeki uygulamaların daha şeffaf hale getirilmesi gerekliliğini bir kez daha gündeme getiriyor.

İLGİLİ HABERLER