Üsküdar'da dikkat çeken tutuklama: Siyasi tercihler hukukta belirleyici mi?

AKP'den istifa edip CHP'ye geçen Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik'in tutuklanması, muhalefetin 'ya bize katıl ya hapse atıl' söylemini yeniden gündeme taşıdı.

Muhalefet kanadının uzun süredir dile getirdiği 'Ya bize katıl, ya hapse atıl' şeklindeki siyasi eleştiriler, Üsküdar Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma ile yeni bir boyut kazandı. Geçmişte AKP bünyesinde siyaset yapan ancak daha sonra CHP'ye geçerek Üsküdar Belediye Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Amine Cansu Çelik, yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çelik ile birlikte Ruhsat Müdürü Burak Aydın, işletmeci Erdem Koyunyerli ve Meclis Üyesi Ekrem Baki de tutuklanan isimler arasında yer aldı.

Genç bir annenin dramı

Amine Cansu Çelik'in tutuklanması, özellikle muhalefet partileri tarafından sert bir dille eleştirildi. YENİ Parti Üsküdar İlçe Başkanı Berk Tütüncü, Çelik'in 4 yaşında bir kızı olduğunu hatırlatarak, sürecin insani boyutuna dikkat çekti. Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya ise hukuk sisteminin iktidar karşısındaki duruşunu sorgulayarak, uygulanan yaptırımların eşitlik ilkesiyle bağdaşıp bağdaşmadığını sordu.

AKP'den istifa süreci ve gerekçeleri

2015 yılından itibaren AKP'nin çeşitli kademelerinde görev alan Çelik, 2022 yılında partisinden istifa ederken dikkat çekici açıklamalarda bulunmuştu. Adaletten uzaklaşılması, liyakatsizlik ve gençlerin umutlarının yok edilmesi gibi gerekçelerle partisinden ayrıldığını belirten Çelik, 2024 seçimlerinde CHP saflarına katılmıştı.

Siyasi geçişler ve yargı kararları

Üsküdar'daki tutuklamalar, Türkiye genelindeki diğer belediye başkanlarına yönelik yargı süreçleriyle kıyaslanıyor. Özellikle AKP'ye geçen belediye başkanlarının yargılandıkları davalardan beraat etmeleri veya haklarındaki soruşturmaların takipsizlikle sonuçlanması, kamuoyunda 'sefa sürenler' ve 'cefa çekenler' ayrımının yapılmasına neden oluyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun AKP'ye geçişi sonrası beraat etmesi ve Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel gibi isimlerin parti değişikliği sonrası yaşadığı süreçler, muhalefet tarafından yargıdaki çifte standart iddialarının temel dayanağı olarak gösteriliyor.

İLGİLİ HABERLER