Türkiye’nin hububat ve bakliyat ihracatı 2023 yılının ilk iki ayında 1,9 milyar dolara ulaştı mı?

Türkiye’nin gıda ihracatında önemli bir yere sahip olan hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü, ocak-şubat döneminde yüksek bir performans sergiledi.

Türkiye’nin gıda ihracatında önemli bir yere sahip olan hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü, 2023 yılının ilk iki ayında dikkat çekici bir performans sergileyerek, 1,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, bu dönemde sektör, milyarlarca dolarlık dış satım yaparak, uluslararası ticaretteki yerini sağlamlaştırdı.

TİM’in açıkladığı verilere göre, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, ocak-şubat döneminde 1,9 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaşarak, Türkiye’nin gıda ihracatında önemli bir paya sahip olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu durum, ülkenin tarım ve gıda sektöründeki rekabet gücünü de artıran bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.

Hangi ürünler öne çıktı?

Ocak-şubat döneminde sektör ihracatında en çok öne çıkan ürün, 191,8 milyon dolarlık dış satımla ayçiçek yağı oldu. Bu ürün, Türkiye’nin gıda ihracatında önemli bir yere sahipken, çikolata ve kakao bazlı ürünler de 170,3 milyon dolarlık ihracatla dikkat çekti. Ayrıca, bisküvi, gofret ve makarna gibi ürünlerin ihracatı da 150 milyon doların üzerinde gerçekleşerek, sektördeki çeşitliliği ortaya koydu.

Bu ürünlerin yanı sıra, Türkiye’nin hububat ve bakliyat sektöründe sunduğu ürün yelpazesi, uluslararası pazarda rekabet avantajı sağlamaktadır. İhracatın çeşitlenmesi, Türk üreticilerinin global pazarda daha fazla yer almasına olanak tanımaktadır.

Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin etkisi nedir?

TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, küresel ticarette yaşanan gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini belirtti. Özellikle Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimlerin uluslararası ticaret üzerinde yeni belirsizlikler oluşturduğunu ifade eden Tiryakioğlu, bu durumun gıda ticaretini de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Hürmüz Boğazı çevresindeki artan güvenlik risklerinin, küresel emtia taşımacılığı açısından önemli bir dar boğaz oluşturduğunu vurgulayan Tiryakioğlu, bu bölgeden geçen ham petrol miktarının dünya petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geldiğini hatırlattı. Bu tür gelişmelerin enerji fiyatları üzerinde etkili olması, tarım ve gıda piyasalarına da yansıyabilecektir.

İran pazarı neden önemli?

Tiryakioğlu, İran ile ticaretin Türkiye’nin Orta Doğu’daki rekabet gücü açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. İran’ın hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe yılda yaklaşık 4-5 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini ifade eden Tiryakioğlu, bu nedenle İran pazarının Türk ihracatçıları için stratejik bir fırsat sunduğunu vurguladı.

İran ile olan ticaret ilişkilerinin güçlendirilmesi, Türk üreticilerinin uluslararası pazardaki konumunu pekiştirecek ve sektördeki büyüme potansiyelini artıracaktır. Bu bağlamda, Türkiye’nin gıda ihracatı için İran pazarı, önemli bir fırsat alanı olarak öne çıkmaktadır.

İLGİLİ HABERLER