Hollandalı gazetecinin NATO Genel Sekreteri Rutte'ye yönelttiği eleştirel sorudaki kritik detaylar, TRT ekranındaki canlı çeviride yer almadı.
NATO Zirvesi, sadece diplomatik temaslarla değil, medya akreditasyonları ve yayın politikalarıyla da gündemdeki yerini korudu. Zirve kapsamında kameraların karşısına geçen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, uluslararası basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, Türkiye'de yayın yapan TRT'nin çevirisi sosyal medyada ve televizyon kanallarında tartışma yarattı.
Soru kısıtlamasının perde arkası
Hollandalı bir gazetecinin, Rutte'ye yönelttiği İngilizce soruda Türkiye'deki tutuklamalar, muhaliflere yönelik baskılar ve özellikle komedyen Deniz Göktaş'ın durumu açıkça dile getirildi. Gazeteci, Ankara'nın liberal demokrasilerin buluşma noktası olup olamayacağını sorgulayarak, konunun Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşülüp görüşülmeyeceğini sordu. Ancak TRT'nin canlı yayınında bu ifadeler yerini çok daha genel ve yumuşatılmış cümlelere bıraktı.
Ekranlarda oluşan farklılık
TRT'nin canlı yayınında yapılan çeviride, sorunun içeriği tamamen değiştirilerek "yargı eleştirileri" ve "genel demokrasi" kavramlarıyla sınırlandırıldı. Deniz Göktaş ismi ve gözaltı süreçlerine dair somut detaylar, yayını izleyen Türk izleyicisine aktarılmadı. Söz konusu durum, SÖZCÜ TV ekranlarında Damla Doğan Tuncel tarafından gündeme getirildi. Tuncel, orijinal İngilizce metin ile TRT'nin sunduğu Türkçe çeviri arasındaki farkları izleyicilerle paylaşarak, tercüme aşamasında kritik detayların "kırpıldığını" vurguladı. Bu müdahale, zirve boyunca süren şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.