Türk sanayisinin vizyoner ismi: Özdemir Sabancı'nın hayatı ve karanlık suikastın perde arkası

Türkiye'nin üretim odaklı büyüme hikayesinde imzası bulunan isimlerden Özdemir Sabancı, 1941 yılında Adana'da dünyaya geldi. Hacı Ömer Sabancı'nın en küçük oğlu olarak köklü bir ailenin ferdi olan Sabancı, akademik kariyerini yurt dışında şekillendirmeyi tercih etti.

Sabancı Holding'in yükselişinde kilit rol oynayan ve otomotiv dünyasında devrim niteliğinde adımlar atan iş insanı Özdemir Sabancı, 9 Ocak 1996 günü yaşanan elim olayla Türkiye'yi yasa boğmuştu.

Türkiye'nin üretim odaklı büyüme hikayesinde imzası bulunan isimlerden Özdemir Sabancı, 1941 yılında Adana'da dünyaya geldi. Hacı Ömer Sabancı'nın en küçük oğlu olarak köklü bir ailenin ferdi olan Sabancı, akademik kariyerini yurt dışında şekillendirmeyi tercih etti. Tarsus Amerikan Koleji'ndeki ilk eğitiminin ardından İngiltere'de Manchester Üniversitesi'nde kimya mühendisliği okuyan başarılı iş insanı, İsviçre'de uzmanlaşarak donanımlı bir vizyonla Türkiye'ye döndü.

Sanayiden Otomotiv Devlerine Uzanan Yol

Özdemir Sabancı'nın kariyerindeki en belirgin özelliklerinden biri, sanayi alanındaki öncü yatırımlarıydı. Holding bünyesinde SASA'nın kuruluşunda aktif görev alarak endüstriyel üretime büyük ivme kazandırdı. Otomotiv sektörüne duyduğu özel ilgi, onu Türkiye'nin yerli üretim kapasitesini artırmaya teşvik etti. Temsa çatısı altında Mitsubishi ile yürütülen yerli üretim süreçlerinde bizzat yer aldı. Özellikle Toyota ile gerçekleştirilen yüzde 50-50 ortaklık, onun iş dünyasındaki stratejik dehasını kanıtlayan dev projelerden biri olarak tarihe geçti.

Sabancı Center'da Yaşanan Kanlı Saldırı

1996 yılının 9 Ocak tarihinde İstanbul'daki Sabancı Center'ı hedef alan DHKP/C terör örgütü, Türkiye'nin önde gelen iş insanlarından birini hayattan kopardı. Saldırıda Özdemir Sabancı ile beraber ToyotaSA Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe de hayatlarını kaybetti. Olayın en tartışmalı noktalarından biri, saldırganlardan Fehriye Erdal'ın binaya girişiyle ilgiliydi. Erdal'ın, Susurluk kazasında yaşamını yitiren polis müdürü Hüseyin Kocadağ'ın referansı aracılığıyla binada temizlik görevlisi olarak işe girdiği gerçeği, olayın yankılarını daha da büyütmüştü.

Faillerin Akıbeti ve Cezaevi Süreci

Suikastın faillerinden biri olan Mustafa Duyar, yakalandıktan sonra cezaevine gönderildi. Ancak Duyar'ın yaşamı, yine şiddet dolu bir biçimde sona erdi. 1999 yılında Afyon E Tipi Kapalı Cezaevi'nde çıkan bir isyan sırasında, Karagümrük çetesi mensupları tarafından koğuşunda vurulan Duyar hayatını kaybetti. Ardında Demir ve Serra isminde iki çocuk ve eşi Sevda Girişken'i bırakan Özdemir Sabancı, Türk iş dünyasının unutulmaz isimleri arasında, trajik bir sonla anılmaya devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER