AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, ana muhalefet partisinde hukuki kararlar sonrasında meydana gelen gelişmeleri yakından takip etmediklerini belirterek, bu konunun kendi iç işleyişleri olduğunu ifade etti.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin genel merkezinde gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, CHP içerisinde mutlak butlan kararı sonrası yaşanan tartışmalara ve kamuoyuna yansıyan iddialara sert bir dille kapılarını kapattı.
Siyasetin seviyesini düşüren iddialara yanıt
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın, uçuş esnasında yaşanan bir diyaloğa dair iddialarını "hayali bir senaryo" olarak nitelendiren Çelik, siyasette bu tür yöntemlere başvurulmasının üzücü olduğunu vurguladı. Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Çelik, "Otobüste sadece selamlaştık, uçakta ise başka bir arkadaşımla yan yana oturup AB üzerine sohbet ettik. Bu tür yalanlar üzerine kurgu yapılması siyasi rekabetle bağdaşmaz" dedi. Çelik, CHP'nin yaşadığı süreçle ilgili olarak ise "AK Parti olarak buna bir dakika bile ayıracak vaktimiz yok" açıklamasını yineledi.
Basına yönelik şiddet olaylarına sert tepki
Toplantı sırasında basın mensuplarına yönelik gerçekleştirilen fiziki müdahalelere de değinen Çelik, gazetecilerin her koşulda yanında olduklarını hatırlattı. Söz konusu saldırıların sadece CHP mitinglerinde ve organizasyonlarında yaşanmasına dikkat çeken AK Parti Sözcüsü, bu durumu ahlaki bir sorun olarak tanımladı. Gazetecilere yönelik şiddetin teşvik edildiği imasında bulunan Çelik, bu konuda çok daha kararlı bir duruş sergileyeceklerini ve gerekli yasal düzenlemeler üzerinde çalışacaklarını belirtti.
Netanyahu'nun iddialarına sert eleştiri
Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İsrail ordusunu "dünyanın en ahlaklısı" olarak tanımlamasına tepki göstererek, "Bu, tarihin en büyük yalanıdır" dedi. Gazze'de yaşananların ve bölgedeki katliamların uluslararası vicdanı yaraladığını dile getiren Çelik, Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarının uluslararası hukuk tarafından da tescillendiğini kaydetti. İçişleri Bakanı'nın Kudüs üzerine yaptığı açıklamaların ise çarpıtıldığını, bunun sadece her Müslümanın kalbindeki Kudüs sevgisini yansıtan sembolik bir ifade olduğunu vurguladı.