Devlet Opera ve Balesi tarafından düzenlenen 17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali, Mayıs ayının sonundan Haziran ortasına kadar şehrin iki yakasında sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Sanatın Birleştirici Gücü İstanbul’da Buluşuyor
21 Mayıs ile 10 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek festival, opera tutkunlarından modern dans takipçilerine kadar geniş bir kitleyi ağırlayacak. Toplamda 22 farklı temsilin sahne alacağı etkinlik maratonu, İstanbul’un hem Avrupa hem de Anadolu yakasındaki prestijli mekanlarında, yani Atatürk Kültür Merkezi ve Süreyya Operası’nda izleyiciyle buluşacak. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Caner Akgün, festivalin kentin kültürel dokusuyla kurduğu bağın altını çizerek, İstanbul'un dünya sanat çevreleri için vazgeçilmez bir merkez olduğuna dikkat çekiyor.
Sahne Işıkları Bu Kez Kadınların Hikayeleri İçin Yanıyor
Festivalin bu yılki odak noktası olan "Kadın Portreleri" teması, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına karşı şiddet gibi güncel meseleleri mercek altına alıyor. Programın dikkat çeken yapımları arasında Lucia di Lammermoor, La Traviata ve Saraydan Kız Kaçırma gibi klasikler yer alırken, Sait Karabulut imzalı Küçük Prens eseri dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Kuğu Gölü balesinin büyüleyici atmosferinin yanı sıra, Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla isimli modern dans projesi, teknoloji ve insan ilişkilerine dair derinlikli bir eleştiri sunacak. Festival takvimi, 3 Haziran'da Süreyya Opera Sahnesi'nde gerçekleşecek Caroline Ulrich ve Sait Karabulut'un yer aldığı Zuleika Lied Konseri gibi özel etkinliklerle zenginleşmeye devam edecek.