Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra gelen tutuklamalar: Eski Bakan Soylu'dan sert çıkış

Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, hakkındaki ihmal iddialarına "Adam gibi görevimizi yaptık" sözleriyle yanıt vererek, elinde kanıtı olanları iddialarını ispata davet etti.

Tunceli'de 6 yıl önce kaybolan ve cinayete kurban gittiği ortaya çıkan Gülistan Doku soruşturmasında sular durulmuyor. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, hakkındaki ihmal iddialarına "Adam gibi görevimizi yaptık" sözleriyle yanıt vererek, elinde kanıtı olanları iddialarını ispata davet etti.

Tunceli'de üniversite eğitimi sırasında 2020 yılında kayıplara karışan ve uzun süre akıbeti meçhul kalan Gülistan Doku'nun, 6 yıl sonra cinayete kurban gittiğinin anlaşılması Türkiye'nin gündemine oturdu. Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu dahil olmak üzere çok sayıda isim tutuklanırken, o dönem İçişleri Bakanlığı görevini yürüten Süleyman Soylu, yaşanan gelişmeleri ve kendisine yöneltilen eleştirileri değerlendirdi.

Adalet vurgusu yapan Soylu, soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın sonuna kadar gidilmesi gerektiğini belirtti. Hiçbir makamın veya unvanın, Gülistan Doku'nun hayatından daha değerli olmadığını vurgulayan eski bakan, devletin töhmet altında kalmaması adına yargı sürecinin titizlikle işletilmesinin önemine dikkat çekti.

Hedef gösterildiğini savundu

Açıklamalarında zaman zaman dış politikaya da değinen Soylu, ABD ve İsrail karşıtı söylemleri nedeniyle sistematik bir linç kampanyasına maruz kaldığını öne sürdü. Soruşturmanın sadece suçu işleyenleri değil, olayın üzerini örtmeye çalışanları da kapsaması gerektiğini ifade eden Soylu, kendisine yönelik eleştirilerin bu odaklarla bağlantılı olduğunu savundu.

Vali ataması ve sorumluluk tartışması

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in kendi görev süresinde atanmasıyla ilgili gelen soruları da yanıtlayan Soylu, idari atamaların bir sözleşme ilişkisi olmadığını belirtti. "Oraya o valiyi atamasaydın" şeklindeki eleştirileri reddeden Soylu, görevde bulunduğu süre boyunca sorumluluklarını layıkıyla yerine getirdiğini savundu.

İhmal iddialarına karşı sert bir duruş sergileyen eski bakan, "Benimle ilgili elinde belge, bilgi olan varsa ortaya koysun; koymazsa namerttir" diyerek meydan okudu. İhmali olduğu kanıtlandığı takdirde makamında bir gün dahi durmayacağını belirten Soylu, sürecin şeffaf bir şekilde sonuçlanması gerektiğini yineledi.

Soruşturmada gelinen son nokta

Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de kaybolmasının ardından başlatılan ve yıllarca sonuçsuz kalan arama çalışmaları, yeni delillerle birlikte derinleştirilmişti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; kasten öldürmeden suç delillerini yok etmeye kadar birçok suçlamayla 17 kişi gözaltına alındı.

Dönemin Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, eski polis memurları ve hastane çalışanlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda şüpheli tutuklanırken, firari durumdaki bir şüpheli için kırmızı bülten çıkarıldı. Olayın perde arkasındaki isimlerin tek tek ortaya çıkarılmasıyla birlikte, Türkiye'nin uzun süredir beklediği adalet arayışında kritik bir aşamaya geçilmiş oldu.

İLGİLİ HABERLER