Dehşet dolu kaçırılma olayında yeni detaylar: İBB yöneticisine ‘kasa’ işkencesi

Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın Maltepe’deki evinin önünden kaçırılmasıyla ilgili soruşturma derinleşiyor. Hastanede tedavisi süren Karaal, ifadesinde kendisini kaçıranların Ekrem İmamoğlu ile ilişkilendirerek 300 kilo altın istediğini ve ağır işkencelere maruz kaldığını anlattı.

İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın Maltepe’deki evinin önünden kaçırılmasıyla ilgili soruşturma derinleşiyor. Hastanede tedavisi süren Karaal, ifadesinde kendisini kaçıranların Ekrem İmamoğlu ile ilişkilendirerek 300 kilo altın istediğini ve ağır işkencelere maruz kaldığını anlattı.

Olayla bağlantılı olarak gözaltına alınan 12 şüpheli adliyeye sevk edilirken, Erhan Karaal’ın polise verdiği ifadeler saldırının perde arkasını gözler önüne serdi. Maltepe'deki evinin önünde polis süsü verilmiş şahıslar tarafından zorla araca bindirildiğini belirten Karaal, yaşadığı korku dolu saatleri adım adım aktardı.

Kaçırılma süreci ve sarnıçtaki dehşet

Karaal, ifadesinde kaçırılma anını şöyle anlattı: "Kendilerine polis süsü veren kişiler, beni Vatan Emniyet'e götüreceklerini söyleyerek zorla araca bindirdiler. Kafamı sürekli aşağı bastırdıkları için hiçbir yeri göremiyordum ancak iki kez Avrasya Tüneli'nden geçildiğini duydum. Nihayetinde beni sarnıca benzer karanlık bir yere götürdüler. Burada gözlüğüm, cüzdanım ve telefonum gasbedildi."

Karaal’ın beyanlarına göre, içeride bekleyen 7-8 kişilik grup kendisini darp ederek, eski İBB yöneticisi Serdal Taşkın ve Ekrem İmamoğlu ile bağlantılı olduğunu iddia edip 300 kilo altın talep etti.

Tırnakları çekildi, altın için işkence gördü

İşkence sürecinin altın talebiyle sınırlı kalmadığını belirten Karaal, saldırganların Serdal Taşkın’ın Erzincan’da sakladığı iddia edilen 500 kilo altını da sorduğunu belirtti. Karaal, o anları şu sözlerle dile getirdi:

"Bende böyle bir para olmadığını söyledikçe şiddetin dozunu artırdılar. Çocuklarımın birikimi olan 2-3 milyon lirayı teklif ettim, ancak parayı almayıp beni darp etmeye devam ettiler. Daha sonra beni başka bir yere, lağım benzeri bir alana götürdüler. Burada tırnaklarımın çekilmesine kadar varan ağır işkenceler gördüm. Sopa ve demirlerle dövüldüğüm sırada ellerim ve gözlerim bağlıydı."

Polis tarafından kurtarılana kadar sürekli başında nöbet tutan saldırganlar tarafından şiddet gördüğünü ifade eden Karaal, tedavisinin ardından soruşturmanın kilit ismi olmaya devam ediyor. Olayla ilgili yürütülen operasyon kapsamında gözaltına alınan 12 şüphelinin adli süreçleri ise titizlikle sürdürülüyor.

İLGİLİ HABERLER