Anadolu topraklarında bağımsızlık meşalesinin yakıldığı en kritik duraklardan biri olan Sivas Kongresi, 107 yıl önce bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini şekillendiren kararlara ev sahipliği yaptı. Mustafa Kemal Paşa'nın Amasya Tamimi ile başlattığı süreç, Sivas'ta alınan tarihi kararlarla ulusal bir kimlik kazandı.
Bağımsızlık Yolunda Bir Dönüm Noktası
Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'da başlattığı kurtuluş hareketini, güvenli bir liman olarak gördüğü Sivas'a taşıdı. 4 Eylül 1919 tarihinde, bugün Atatürk ve Kongre Müzesi olarak hizmet veren binada toplanan heyet, manda ve himaye fikrini reddederek tam bağımsızlık ilkesini benimsedi. 11 Eylül'e kadar süren çalışmalar, sadece bir kongre değil, aynı zamanda milli iradenin tecelli ettiği bir meclis işlevi gördü.
Tıbbiyeli Hikmet'in Tarihi Çıkışı
Kongre sürecinde yaşanan en unutulmaz anlardan biri, manda tartışmalarının zirveye ulaştığı günlerde yaşandı. Askeri tıbbiye öğrencisi Hikmet Bey'in, Mustafa Kemal Paşa'ya hitaben söylediği, 'Eğer manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddederiz' sözleri, Türk gençliğinin bağımsızlığa olan sarsılmaz inancını simgeledi. Atatürk'ün bu çıkışa verdiği 'Ya istiklal ya ölüm' yanıtı, Milli Mücadele'nin değişmez parolası haline geldi.
Kadınların Mücadeledeki Gücü
Sivas Kongresi, sadece askeri ve siyasi değil, toplumsal bir örgütlenmenin de başlangıcı oldu. Mustafa Kemal Paşa'nın teşvikiyle, Sivaslı kadınlar Milli Mücadele'ye destek vermek amacıyla Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti'ni kurdu. Bu adım, Türk kadınının kurtuluş savaşındaki aktif rolünü tescilleyen önemli bir gelişme olarak tarihe geçti.
Zaferden Cumhuriyete Uzanan Yol
Sivas Kongresi'nde oluşturulan Heyeti Temsiliye, ulusal hareketin meşru organı haline gelerek ülkenin kaderinde söz sahibi oldu. Burada atılan temeller, 9 Eylül 1922'deki büyük zaferin ve ardından 29 Ekim 1923'te ilan edilen Cumhuriyet'in yolunu açtı. Bugün Sivas, bu tarihi mirasın gururunu yaşamaya devam ediyor.