İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, Halep'teki Kürtler ve Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde, özellikle Eşrefiye, Şeyh Maksud ve Benî Zêd mahallelerine yönelik gerçekleştirilen saldırılara karşı bir nöbet eylemi başlattı. Eylem, dernek binasında gerçekleştirildi ve Türkiye'nin çeşitli illerinden Ankara'ya gelen Barış Anneleri Meclisi üyeleri tarafından desteklendi.
Halep'teki Saldırılar İnsanlık Suçu Olarak Nitelendirildi
İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, Halep'te yaşanan saldırıların ciddi bir insanlık suçu olduğunu ifade ederek, bu tür eylemlerin uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Aydın, özellikle sivil yerleşim birimlerine yönelik saldırıların ve kuşatmaların son bulması gerektiğinin altını çizdi.
Nöbet Eyleminde Saldırı Politikasına Dikkat Çekildi
İHD Ankara Şube Yöneticisi Tanju Gündüzalp, olayların yalnızca Halep ile sınırlı olmadığını, dünyanın farklı bölgelerinde de benzer saldırı politikalarının devam ettiğini belirtti. Barış Anneleri'nin Dışişleri Bakanlığı önünde yapmayı planladıkları açıklamanın engellenmesine tepki gösteren Gündüzalp, "Savaşa karşı çıkmak ve barış istemek evrensel bir haktır. Bu hakların kısıtlanması, militarist politikaların bir yansımasıdır," dedi. Gündüzalp, barış talebinin bastırılmasının, savaş kültürünü pekiştirdiğini ve insan hayatını değersizleştirdiğini ifade etti.
İHD'nin Talepleri ve Uluslararası Müdahale Çağrısı
Gündüzalp, İHD'nin Halep ile ilgili taleplerini şu şekilde sıraladı: Halep'teki saldırıların tamamen durdurulması, sivil halka yönelik her türlü saldırı ve kuşatmanın bir daha yaşanmaması, uluslararası koruma mekanizmalarının devreye girmesi ve bağımsız insan hakları örgütlerinin bölgeye erişiminin sağlanması. Ayrıca, Türkiye hükümetinin savaş suçlarına taraf olmaması ve sivil halka saldıranlara destek vermemesi gerektiğini vurguladı. Gündüzalp, bağımsız soruşturmaların yürütülmesi ve savaş suçları faillerinin adalete teslim edilmesi gerektiğini de belirtti.
Barış Anneleri'nin Çağrısı
Barış Anneleri, sürdürülen saldırıların bir an önce son bulması gerektiğini dile getirerek, Türkiye'nin saldırılara destek vermek yerine Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne uygun bir tutum sergilemesini talep etti. Açıklama, "Bijî berxwedana dayikan" ve "Jin, jiyan, azadî" sloganlarıyla son buldu.