İstanbul merkezli yürütülen ve yabancı ülke vatandaşlarını yüksek kazanç vaadiyle kandıran uluslararası bir forex dolandırıcılığı şebekesine yönelik düzenlenen operasyonun perde arkası aydınlanıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, MASAK ve MİT'in de dahil olduğu geniş çaplı bir inceleme sonucunda, şebekenin 29 farklı şirket üzerinden 44 ayrı çağrı merkezi kurduğu tespit edildi. Operasyonlarda 191 kişi gözaltına alınırken, şüphelilerin mal varlıklarına el konuldu.
Sistematik Dolandırıcılık Ağı
Şebekenin işleyişi, profesyonel bir şirket yapısını aratmayacak şekilde kurgulanmış. Hedef ülkelerin dillerini bilen personellerin istihdam edildiği çağrı merkezlerinde, yatırımcılar önce küçük miktarlarla sisteme dahil ediliyor, ardından daha tecrübeli 'uzmanlar' tarafından büyük meblağlar yatırılmaya ikna ediliyordu.
Mağdurların paralarını yatırdığı sahte yatırım ekranlarında, kazanç veya kayıp verileri tamamen şüpheliler tarafından manipüle ediliyordu. Para çekmek isteyen mağdurların hesapları ise bloke edilerek, blokenin kaldırılması bahanesiyle yeni ödemeler talep ediliyordu.
Mutfakta Türkçe Konuşmak Yasak
Soruşturma kapsamında ifade veren şüphelilerden Murat Demirbaş, içerideki baskıcı çalışma ortamını şu sözlerle anlattı: 'Şirket içinde mutfak dışında Türkçe konuşmak kesinlikle yasaktı. İsrailli yöneticilerin hakim olduğu bu yapıda, maaşlar elden nakit olarak getiriliyordu. Operasyon korkusuyla çalışan sayısı dönem dönem 650'den 400'e düşürülüyor, ardından tekrar personel takviyesi yapılıyordu.' Demirbaş, durumu fark ettikten sonra çıkış yapmak istediğini ancak yönetim tarafından sürekli oyalandığını iddia etti.
Lisanssız ve Denetimsiz İşleyiş
Bir diğer şüpheli Mehmet Cemre Ketencigil ise çağrı merkezlerinin 'İnefex' gibi isimler kullanarak faaliyet gösterdiğini belirtti. Şirketlerin herhangi bir yasal lisansı bulunmadığını ve müşteri datalarının yurt dışından para karşılığında satın alındığını ifade eden Ketencigil, çalışanların hedef ülkelerin saat dilimlerine göre vardiyalı çalıştığını vurguladı. Emniyet güçleri, şebekenin Türkiye'yi bir üs olarak kullanarak tamamen denetimsiz bir şekilde küresel çapta bir vurgun gerçekleştirdiğini raporladı.