Türkiye genelinde son dönemde okullarda ve çevresinde yaşanan silahlı ve bıçaklı saldırılar, eğitim camiasında güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kıldı. Özellikle Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve İstanbul gibi şehirlerde meydana gelen ve can kayıplarıyla sonuçlanan olaylar, veliler ve eğitimciler arasında büyük endişe yarattı. İçişleri Bakanlığı, 25 Nisan 2026 tarihinde valiliklere gönderdiği genelge ile risk analizleri ve kamera sistemleri gibi önlemleri gündeme alırken, özel güvenlik sektörü de somut bir çözüm önerisiyle sürece dahil oldu.
30 Bin Personel ve Profesyonel Destek
Özel güvenlik sektörü temsilcileri, devlet okullarında güvenliğin profesyonel bir yapıyla sağlanması gerektiğini savunuyor. Sektörün önerisi, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki devlet okullarına ilk etapta 30 bin güvenlik görevlisinin atanmasını kapsıyor.
TOBB Türkiye Özel Güvenlik Hizmetleri Meclisi Başkanı Serdar Gökhan Arıkan, bu ihtiyacın kamu ihale usulüyle özel şirketler aracılığıyla karşılanmasının, devletin üzerindeki eğitim ve personel yükünü hafifleteceğini vurguluyor. Sektör, halihazırda bu alanda yetişmiş ve donanımlı personele sahip olduklarını belirtiyor.
X-Ray Cihazları İçin Büyük Yatırım
Güvenlik stratejisinin bir diğer ayağını ise okul girişlerine yerleştirilmesi planlanan X-Ray tarama cihazları oluşturuyor. Türkiye'deki yaklaşık 60 bin devlet okuluna bu cihazların kurulması, cihazın birim maliyetine göre 9 milyar TL ile 120 milyar TL arasında değişen bir maliyet tablosu ortaya koyuyor. Sektör temsilcileri, her okulun fiziki yapısının ve öğrenci yoğunluğunun farklı olduğunu belirterek, cihaz kurulumlarının standart bir model yerine okulun ihtiyaçlarına göre planlanması gerektiğini ifade ediyor.
Son Bir Yılda Yaşanan Acı Bilanço
Okullardaki güvenlik zafiyetinin yarattığı tablo, son bir yılda yaşanan trajik olaylarla bir kez daha gözler önüne serildi. Kayıtlara göre, son bir yıl içinde gerçekleşen çeşitli saldırılarda 10 öğrenci ve 3 öğretmen hayatını kaybetti. Şanlıurfa'dan İstanbul'a kadar uzanan bu acı olaylar zinciri, okulların sadece eğitim yuvası değil, aynı zamanda güvenli birer kale haline getirilmesi gerektiği gerçeğini bir kez daha hatırlatıyor.