reklam
reklam
İstanbul
Kapalı
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,4209 %0.03
55,6630 %0.87
6.596,42 %1.16
RVpress Gündem Medya dünyasında kayyum gölgesi: Amaç gözdağı vermek mi?

Medya dünyasında kayyum gölgesi: Amaç gözdağı vermek mi?

Muhalif yayın organlarına yönelik artan kayyum atamaları, basın özgürlüğü üzerindeki baskıları yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar, bu adımların temel amacının gazetecilere gözdağı vermek olduğunu belirtiyor.

Medya dünyasında kayyum gölgesi: Amaç gözdağı vermek mi?
Okunma Süresi: 2 dk

Türkiye'de her yeni güne yeni bir sürprizle uyanmak artık sıradan bir rutin haline geldi. Toplumun her kesimi, sabah saatlerinde 'bugün ne olacak' endişesiyle güne başlarken, beklentiler genellikle hayal kırıklığıyla sonuçlanıyor. Son dönemde medya sektöründe yaşanan gelişmeler ise bu endişeleri zirveye taşıdı.

Kayyum uygulaması yeni bir baskı aracı mı?

Son olarak muhalif bir televizyon kanalının kayyuma devredilmesi, basın dünyasında büyük yankı uyandırdı. Cumhuriyet tarihimizde uzun yıllar boyunca rastlanmayan bu uygulama, artık muhalif sesleri susturmak veya kontrol altına almak için kullanılan bir yöntem haline geldi. Uzmanlar, atanan kayyumların siyasi iktidarın temsilcisi gibi hareket ettiğini ve temel amacın diğer medya kuruluşlarına 'dikkatli olun' mesajı vermek olduğunu vurguluyor.

Sözcü cephesinde durum ne?

Kamuoyunda sıkça sorulan 'Sözcü TV ve Sözcü gazetesi de bu süreçten etkilenir mi?' sorusu, medya dünyasındaki tedirginliğin boyutunu gözler önüne seriyor. Sözcü bünyesinde görev yapan isimler, kurumun herhangi bir şaibeli işinin olmadığını ve gazetecilik ilkeleri doğrultusunda hareket ettiklerini belirtiyor. Burak Akbay'ın sadece gazetecilik faaliyetleriyle ilgilenmesi ve devlet ihaleleri gibi süreçlerden uzak durması, kurumun duruşunu netleştiriyor.

Korku iklimi ve basın üzerindeki baskılar

Türkiye'de sadece kayyum atamaları değil, sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanan gazeteciler ve açılan hakaret davaları da dikkat çekiyor. Bir bakanın istifa edeceği yönünde tahminde bulunan bir gazetecinin tutuklanması veya Merdan Yanardağ örneğinde olduğu gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya kalınması, ifade özgürlüğünün geldiği noktayı özetliyor. İktidarın, toplumu sürekli bir kuşku ve korku ikliminde tutarak kontrolü elinde tutmayı hedeflediği iddiaları, siyasi gündemin en sıcak başlıkları arasında yer almaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız