İstanbul Beyoğlu'nda 21 Mayıs tarihinde meydana gelen olay, masum bir masaj seansının nasıl bir trajediye dönüştüğünü gözler önüne serdi. 40 yaşındaki Berat Topay, uzun süredir çektiği boyun ağrılarından kurtulmak amacıyla, daha önce de defalarca hizmet aldığı masör Şenol Karataş'ın kapısını çaldı. Ancak bu ziyaret, Topay'ın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan bir felaketle noktalandı.
Dakikalar içinde değişen tablo
İşlem sırasında masör Karataş'ın, Topay'ın boynuna sert bir müdahalede bulunduğu iddia edildi. Seansın hemen ardından fenalaşan ve konuşma güçlüğü çekmeye başlayan Topay, kısa süre içinde bilincini yitirdi.
Ambulansla hastaneye kaldırılırken yolda kalbi duran ve 6 dakikalık müdahaleyle hayata döndürülen Topay, 14 gün süren yoğun bakım savaşını 3 Haziran'da kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan masör Şenol Karataş, önce adli kontrolle serbest bırakılmış, ölüm haberinin ardından ise tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Otopsi raporundaki çelişkili bulgular
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 24 Temmuz tarihli otopsi raporu, davanın seyrini değiştirecek detaylar barındırıyor. Raporda, Topay'ın boyun omurlarında ve ana damarlarında herhangi bir yırtılma veya tıkanıklık saptanmadığı belirtilirken, beyin sapında yaygın kanama ve omurilik sinir liflerinde hasar tespit edildiği kaydedildi. Ayrıca, göğüs kemiği ve kaburgada kırıklar bulunması, olayın oluş şekliyle ilgili soru işaretlerini artırdı.
Savunma cephesinden iddialara yanıt
Tutuklu sanık Şenol Karataş, masörlük belgesi olduğunu ve suç işleme kastı bulunmadığını savunurken, avukatı Ensar Ayata da iddialara yanıt verdi. Avukat Ayata, müvekkilinin hacamat yapmadığını, otopsi raporunda da buna dair bir iz bulunmadığını vurguladı.
Ayata, "Tıbbi bulgular, ölümün masajdan kaynaklandığını kanıtlar nitelikte değil" diyerek, iskelet sistemindeki kırıkların masajla ilişkilendirilemeyeceğini savundu. Ailenin şikayetçi olmadığını belirten savunma tarafı, yargı sürecinin sonucunu beklediklerini ifade etti.