Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu, terör örgütlerine karşı yürütülen operasyonların hız kesmeden devam edeceğini ve bölgesel krizlerin çözümünde diplomatik inisiyatifin süreceğini bildirdi.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen ve yaklaşık 3 saat süren kritik Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yayımlanan bildiride, Türkiye'nin güvenlik stratejileri ve dış politikadaki öncelikleri net bir şekilde ortaya konuldu. Toplantıda, ülkenin bekasına yönelik tehditlerle mücadele stratejileri masaya yatırıldı.
Terörle mücadelede tavizsiz duruş
PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı yurt içi ve yurt dışında yürütülen operasyonların başarıyla sürdüğü belirtildi. "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda atılan adımların kararlılıkla devam edeceği vurgulanırken, bölgedeki çatışmaların Türkiye'nin güvenlik gündemini sabote etmesine asla izin verilmeyeceğinin altı çizildi. Terörün milletin gündeminden tamamen çıkarılması konusundaki iradenin tam olduğu ifade edildi.
Bölgesel krizler ve küresel güvenlik dengeleri
Toplantıda, İsrail ve ABD ile İran arasındaki gerilimin küresel ekonomik dengelere olan olumsuz etkileri değerlendirildi. İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'daki ihlallerinin barış sürecini baltaladığına dikkat çekilirken, Lübnan'ın egemenliğine yönelik saldırıların yeni insani trajedilere yol açtığı vurgulandı. Uluslararası topluma, hukuk dışı bu eylemler karşısında harekete geçme çağrısı yapıldı.
Suriye'deki entegrasyon sürecine destek
Suriye'nin toprak bütünlüğünü güçlendirecek adımların "tek devlet ve tek ordu" temelinde hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz'e sıçrama riskine karşı uyarıda bulunan Kurul, enerji güvenliğinin korunması için taraflara itidal çağrısında bulundu. Türkiye'nin bir "istikrar adası" olarak barışın tesisi için diplomasiyi önceleyen yaklaşımını müttefikleriyle iş birliği içinde sürdüreceği açıklandı.