reklam
reklam
İstanbul
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,1366 %0.07
56,1844 %0.12
7.092,75 %-0.17
RVpress Gündem Kaplumbağa ezme videosu 15 yıllık çıktı: Kapalı gruplarda hayvana işkence yaygınlaşıyor

Kaplumbağa ezme videosu 15 yıllık çıktı: Kapalı gruplarda hayvana işkence yaygınlaşıyor

Sosyal medyanın karanlık yüzü, kapalı gruplarda giderek daha tehlikeli bir boyuta ulaşıyor. Hayvanlara yönelik işkence görüntülerinin kaydedilip paylaşıldığı gruplarda şiddet adeta bir gösteriye dönüştürülürken, bu ağlarda küçük yaştaki kullanıcıların da yer aldığı öne sürülüyor. En son ortaya çıkan 'kaplumbağa ezme' videosunun 15 senelik çıkması bu tehlikenin uzun süredir devam ettiğinin kanıtı oldu.

Kaplumbağa ezme videosu 15 yıllık çıktı: Kapalı gruplarda hayvana işkence yaygınlaşıyor
Okunma Süresi: 3 dk

Hayvanlara yönelik şiddetin dijital platformlara taşınması yeni bir tehlikeyi beraberinde getiriyor. Özellikle Telegram gibi kapalı grupların oluşturulabildiği platformlarda hayvanlara işkence görüntülerinin kaydedilerek dolaşıma sokulduğu, bu içeriklerin zamanla şiddeti teşvik eden toplulukların oluşmasına zemin hazırladığı belirtiliyor. Çocukların ve gençlerin bu gruplara erişebilmesi ise tehlikenin boyutunu daha da artırıyor.

İşkence görüntüleri kapalı gruplarda dolaşıma sokuluyor

Hayvanlara zarar veren bazı kişilerin gerçekleştirdikleri eylemleri cep telefonlarıyla kayda aldığı ve görüntüleri kapalı gruplarda paylaştığı görülüyor. Kamuoyunun doğrudan erişemediği bu gruplarda şiddet içerikleri tekrar tekrar dolaşıma sokulurken, yeni katılan üyeler de geçmişte paylaşılan görüntülerle karşılaşabiliyor.

Böylece tekil bir şiddet eylemi, yalnızca gerçekleştirildiği yerde kalmıyor; dijital ortamda yeniden üretilen ve farklı kişilere ulaşan bir içeriğe dönüşüyor.

Şiddet içerikleri onaylanıyor, teşvik ediliyor

Kapalı grupların oluşturduğu yapı, benzer eğilimlere sahip kişilerin birbirlerini bulmasını da kolaylaştırıyor. Normal şartlarda büyük tepkiyle karşılaşabilecek görüntüler, bu toplulukların içerisinde ilgi görebiliyor ve diğer kullanıcılar tarafından teşvik edilebiliyor.

Bu durum, hayvanlara yönelik şiddetin grup içerisinde sıradanlaştırılması ve daha ağır eylemlerin teşvik edilmesi riskini beraberinde getiriyor. Özellikle şiddet içeriklerinin sürekli paylaşılması, grubun yeni ve genç üyeleri açısından da ciddi bir tehlike oluşturuyor.

Çocuklar ve gençler de bu ağların içinde

Söz konusu dijital topluluklarla ilgili en dikkat çekici iddialardan biri ise üyeler arasında küçük yaştaki kişilerin de bulunması. Uzmanlar, çocukların ve gençlerin şiddet görüntülerine tekrar tekrar maruz kalmasının bu davranışlara karşı duyarsızlaşma ve şiddeti taklit etme gibi riskleri artırabileceğine dikkat çekiyor.

Kapalı gruplardaki tehlikenin yalnızca şiddet içerikleriyle sınırlı olmadığı da görülüyor. Kredi kartı dolandırıcılığı, kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi ve yasa dışı sorgulama sistemleri olarak bilinen "panel"lerin satışı gibi farklı suçların da bu tür dijital topluluklarda gündeme geldiği belirtiliyor.

Suçtan şiddete uzanan dijital ağlar

Bazı gruplarda hayvanlara yönelik işkence görüntülerinin yanı sıra dini değerlere yönelik provokatif eylemler, silahlı fotoğraflar ve tehdit içerikli paylaşımlar da dolaşıma sokuluyor. Terör örgütlerini öven veya savunan içeriklerin paylaşılması ve şehit ailelerinin hedef alınması ise söz konusu yapılanmaların yalnızca tek bir suç türü etrafında şekillenmediğini ortaya koyuyor.

Farklı suç ve şiddet biçimlerinin aynı dijital topluluklarda bir araya gelmesi, kapalı grupların denetimi ve çocukların bu alanlara erişiminin engellenmesi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.

Şiddetin normalleşmesinden endişe ediliyor

Uzmanların üzerinde durduğu temel tehlikelerden biri, şiddet içeriklerinin sürekli izlenmesi ve grup içerisinde onaylanmasının zamanla şiddete karşı duyarsızlaşmaya yol açabilmesi. Özellikle gelişim çağındaki çocuk ve gençlerin bu içeriklerle karşılaşmasının sonuçlarının daha ağır olabileceği değerlendiriliyor.

Hayvana işkenceyle başlayan ve dolandırıcılık, kişisel veri suçları, tehdit ve farklı şiddet içeriklerine kadar uzanan bu kapalı dijital ağlar, sosyal medya platformlarındaki denetim mekanizmalarının etkinliği ve çocukların çevrim içi ortamlarda korunması sorununu bir kez daha gündeme getiriyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız