Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul'da düzenlenen 'Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi' başlıklı panelde önemli açıklamalarda bulundu. 27 Mayıs darbesinin acı hatıralarının ve demokrasi mücadelesinin ele alındığı etkinlikte Duran, Türkiye'nin geçmişteki karanlık dönemleri geride bıraktığını belirtti.
Demokrasiye vurulan darbenin izleri
Konuşmasında 16 ve 17 Eylül tarihlerinin Türk siyasi tarihinin en hüzünlü günleri olduğunu hatırlatan Duran, merhum Başbakan Adnan Menderes ile bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idam edilişlerinin 65. yıl dönümüne dikkat çekti. Yassıada'nın artık 'Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na dönüştürülerek bir hafıza mekanına çevrildiğini ifade eden Duran, geçmişin acılarını unutmadan geleceği inşa etmenin önemine vurgu yaptı.
Vesayet odaklarına karşı kararlı duruş
Türkiye'nin 15 Temmuz'da dünyaya demokrasiye sahip çıkma konusunda net bir mesaj verdiğini belirten İletişim Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde statükonun dayatmalarına karşı verilen mücadelenin vesayet zincirlerini kırdığını söyledi. Duran, 28 Şubat'tan 17-25 Aralık kumpaslarına kadar uzanan süreçte Türkiye'nin birçok badire atlattığını ancak milletin iradesiyle tüm bu girişimlerin boşa çıkarıldığını ifade etti.
Türkiye'nin küresel vicdan sesi
Türkiye'nin sadece kendi sınırları içinde değil, uluslararası alanda da adaletsizliklere karşı ses yükselttiğini belirten Duran, 'Daha adil bir dünya mümkün' vizyonunun temelinde vesayetin her türlüsüne karşı çıkma iradesinin yattığını dile getirdi. Gazze'deki insani kriz karşısında Türkiye'nin sergilediği duruşun, geçmişteki vesayet mücadelelerinin başarısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Duran, 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun ancak geçmişten alınan derslerle sağlam temellere oturabileceğini sözlerine ekledi.