Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul Bölge Müdürlüğü'nde düzenlenen 'Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi' paneline katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Duran, Türkiye'nin geçmişte yaşadığı acı tecrübelerden ders çıkararak demokrasiyi koruma konusundaki kararlılığını yineledi.
Geçmişin karanlık sayfaları ve Yassıada gerçeği
Konuşmasında 16-17 Eylül tarihlerinin Türk siyasi tarihindeki acı yerine değinen Duran, merhum Başbakan Adnan Menderes ile bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın idam edilişlerini hatırlattı. Yassıada'nın artık 'Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na dönüştürülerek hafızalarda yer ettiğini belirten Duran, geçmişin acılarını unutmadan geleceği inşa etmenin önemine dikkat çekti.
15 Temmuz bir dönüm noktasıdır
Türkiye'nin darbe geleneğine karşı verdiği mücadelenin 15 Temmuz'da zirveye ulaştığını ifade eden Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde vesayet odaklarının tamamen tasfiye edildiğini belirtti. Duran, 'Türkiye'de vesayet dönemi bitmiştir. Milletimiz, kendi geleceğine milli iradesiyle sahip çıkmaktadır' ifadelerini kullanarak, statükonun dayatmalarına karşı duruşun süreceğini vurguladı.
Küresel vicdanın sesi Türkiye
Türkiye'nin sadece kendi sınırları içinde değil, uluslararası arenada da adaletsizliklere karşı ses yükselttiğini belirten İletişim Başkanı, Gazze'deki soykırıma karşı en gür sedayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çıkardığını hatırlattı. Duran, 'Daha adil bir dünya mümkün' vizyonunun, küresel vesayete karşı bir başkaldırı olduğunu ifade etti.
Hafızayı tazeleyen yeni arşiv çalışması
Panel kapsamında 'Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs' adlı kitabın lansmanını da gerçekleştiren Duran, toplumsal hafızanın diri tutulması gerektiğini belirtti. Yeni belgeler ve fotoğraflarla desteklenen bu çalışmanın, Türkiye Yüzyılı vizyonuna giden yolda geçmişten alınan derslerin bir nişanesi olduğunu sözlerine ekledi.