Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan hattında kurulan yasadışı bir üreme hücresi ticaret ağı, emniyet güçlerinin başarılı operasyonuyla deşifre edildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, şebekenin lideri olduğu iddia edilen Hacer T.'nin eşinin, aldatıldığını öğrenmesi üzerine yaptığı CİMER ihbarıyla başladı.
Katalogla müşteri buluyorlardı
İddiaya göre, kendisi de donör olan Hacer T., organizasyonun başına geçerek donör kadınları belirledi. Kadınların fiziksel özelliklerini, saç ve göz renklerini içeren özel kataloglar hazırlayan şebeke, bu bilgileri video ve fotoğraflarla birlikte alıcılara sundu. Şüphelilerin, Türkiye'deki donörleri ilaç tedavisiyle hazırlayıp yurtdışındaki kliniklere yönlendirdiği ve her bir yumurta için 60-80 Euro arasında ücret aldığı tespit edildi.
14 ilde eşzamanlı baskın
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin teknik takip, MASAK verileri ve banka hareketlerini incelemesi sonucunda 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında 41 kişi yakalanırken, 7 şüphelinin yurtdışında olduğu, 1 kişinin ise cezaevinde bulunduğu belirlendi. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda hormon ilacı ele geçirildi.
Adalet Bakanı Gürlek'ten sert tepki
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, insan bedeni üzerinden haksız kazanç sağlayan yapılanmalara asla geçit verilmeyeceğini vurguladı. Bakan Gürlek, suç örgütünün tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması için çalışmaların kararlılıkla süreceğini belirtti.
Hukuki ve etik tartışmalar
Uzmanlar, Türkiye yasalarına göre eşey üreme hücrelerinin alım-satımının kesinlikle yasak olduğunu hatırlatıyor. 2238 sayılı kanun kapsamında, bu tür işlemlere aracılık eden veya donörlük yapan kişilere 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Ayrıca uzmanlar, bu tür yasadışı işlemlerin ileride kardeş evlilikleri gibi ciddi etik ve tıbbi sorunlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.