TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, iş dünyası ve yatırımcıları yakından ilgilendiren kritik düzenlemeleri içeren kanun teklifine onay verdi. Yeni paketle birlikte, yurt dışı kaynaklı varlıkların Türkiye ekonomisine kazandırılması hedeflenirken, İstanbul Finans Merkezi'nin rekabet gücünü artıracak vergi muafiyetlerinde de önemli bir uzatmaya gidiliyor.
Yatırımcıya 'varlık barışı' ve uzun vadeli güvence
Ekonomik hareketliliği desteklemek amacıyla hazırlanan teklif, yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin Türkiye'ye getirilmesi sürecinde yeni bir takvim belirliyor. 31 Temmuz 2027 tarihine kadar varlıklarını beyan eden ve sisteme dahil eden mükellefler, bu varlıklar için herhangi bir vergi incelemesi veya tarhiyat riskiyle karşılaşmayacak. Aynı zamanda, Türkiye'de yerleşmiş sayılan kişilerin yurt dışındaki kazançlarının 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulması gibi radikal adımlar atılarak sermayenin ülkeye çekilmesi amaçlanıyor.
Borç ödemelerinde yeni kolaylık dönemi
Düzenleme sadece teşvikleri değil, kamu borçlularını rahatlatacak esneklikleri de beraberinde getiriyor. Amme borcunun vadesinde ödenmesinin borçluyu zor durumda bırakacağı durumlarda, teminat şartıyla 72 aya kadar taksitlendirme imkanı getiriliyor. 1 milyon TL'ye kadar olan borçlarda teminat aranmaması, küçük ve orta ölçekli mükellefler için önemli bir kolaylık olarak öne çıkıyor. Ayrıca, borç miktarı arttıkça devreye girecek kademeli teminat sisteminde Cumhurbaşkanı'na yetki verilerek, ekonomik şartlara göre esneklik sağlanması hedefleniyor.
Finans merkezinde 2047 vizyonu
Teklifin en dikkat çeken bir diğer ayağı ise İstanbul Finans Merkezi'ne yönelik stratejik destekler. Merkezde faaliyet gösteren kuruluşlar için kurumlar vergisi indirimi 2047 yılına kadar uzatılırken, kuruluş harçlarındaki muafiyet süresi 5 yıldan 20 yıla çıkarılıyor. Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin ücretlerine yönelik vergi istisnaları ve teknogirişim şirketlerine sunulan yeni avantajlar, Türkiye'nin katma değerli hizmet ihracatını artırmayı hedefleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı, söz konusu düzenlemelerin uygulama usullerini belirlemek üzere tam yetkili kılındı.