Uluslararası ilişkiler uzmanı Profesör Jiang Xueqin, Türkiye'nin bölgesel krizlerdeki kritik konumuna dikkat çekerek, Ankara'nın mevcut jeopolitik dengelerde "kral yapıcı" rolü üstlendiğini belirtti.
Orta Doğu'da tırmanan gerilimler ve küresel güçlerin hamleleri dünya gündemini meşgul ederken, Çinli stratejist ve profesör Jiang Xueqin'den Türkiye'nin rolüne dair dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Sosyal medya platformları üzerinden yaptığı siyasi analizlerle tanınan Xueqin, Türkiye'nin sadece bir bölgesel aktör değil, aynı zamanda savaşın gidişatını belirleyen temel bir güç merkezi olduğunu savundu.
Stratejik denge ve arabuluculuk gücü
Jiang Xueqin, Türkiye'nin Orta Doğu'daki çatışmalarda tarafların vazgeçemediği tek ülke olduğunu vurguladı. Profesör, "Herkes ABD ve İran arasındaki gerilimi izliyor ancak bu savaşın seyrini tek bir kararla değiştirebilecek yegâne ülke Türkiye'dir. Ankara, her iki tarafın da ihtiyaç duyduğu ve hiçbir tarafın karşısına almayı göze alamadığı bir konumda bulunuyor" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bu durumu, 500 yıllık bir stratejik mirasın modern devlet yapısıyla birleşmesi olarak yorumlayan Xueqin, Türkiye'nin savaşı bizzat kazanmak yerine, kazananı tayin eden "kral yapıcı" rolünü üstlendiğini belirtti.
Kürt meselesi ve diplomatik manevra alanı
Analizinde Türkiye'nin dış politikasındaki karmaşık unsurlara da değinen Xueqin, özellikle Suriye ve Irak hattındaki Kürt meselesinin ABD için ciddi bir diplomatik sınav olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin bu konudaki tavrının bölgedeki dengeleri zorlaştırma veya yumuşatma kapasitesine sahip olduğunu belirten Çinli profesör, Ankara'nın stratejik özerkliğini koruyarak büyük bir güç olarak tanınma hedefinde olduğunu ifade etti. NATO üyeliği sürecinde de benzer bir mantıkla hareket eden Türkiye'nin, kendi vazgeçilmezliğini kullanarak şartlarını kabul ettirme konusunda oldukça başarılı olduğunu belirten Xueqin, "Sonuç olarak, savaşı Türkiye bitirmeyecek ancak süreci şekillendirecek ve nihayetinde herkes Ankara üzerinden konuşmak zorunda kalacaktır" diyerek Türkiye'nin diplomatik ağırlığına dikkat çekti.