Demirören Yayınları imzasıyla raflardaki yerini alan kapsamlı eser, Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi'nin mimari ve kültürel serüvenini, bugüne kadar arşivlerde saklı kalmış görsel belgelerle tarihe not düşüyor.
rvpress.com.tr Gündem
Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasının altıncı yılı vesilesiyle hazırlanan Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adlı eser, okurlarına adeta bir zaman yolculuğu vadediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdim yazısıyla taçlanan bu prestijli çalışma, sadece bir kitap değil, aynı zamanda 17 yüzyıla yayılan bir medeniyetin görsel envanteri niteliğini taşıyor. Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde basılan 332 sayfalık dev eser, titiz bir akademik çalışmanın ürünü olarak öne çıkıyor.
Tarihi belgeler ve gizli kalan detaylar neler anlatıyor?
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, daha önce kamuoyuyla paylaşılmamış kareleri gün yüzüne çıkarması. Sultan II. Abdülhamid’in döneminde hazırlatılan Yıldız Albümleri’nden seçilen özel görsellerin yanı sıra, İstanbul’u tutkuyla fotoğraflayan Ali Enis Oza’nın kadrajından yansıyan 24 eşsiz fotoğraf ilk kez bu kitapta bir araya geldi. 1910-1920 yılları arasına ait hünkâr mahfili ve şadırvan detayları, dönemin mimari dokusunu en yalın haliyle gözler önüne seriyor.
Görsel zenginliğin arkasındaki ilmî derinlik nedir?
Yüksel Yücel’in hazırladığı ve editörlüğünü üstlendiği eser, Melchior Lorich’in 1559 tarihli çizimlerinden Osmanlı dönemi haritalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Fatih Sultan Mehmet’in tuğrasıyla başlayan kitap, İstanbul’un fethine dair hadis-i şerifleri de hat sanatının incelikleriyle okuyucuya sunuyor. Ayasofya’nın Bizans kilisesi olduğu dönemden Osmanlı’nın cami avlusuna kattığı minarelere ve günümüzdeki statüsüne kadar kronolojik bir döküm sunan çalışma, geçmişin estetiğini geleceğe taşımayı hedefliyor. Sanat ve tarih meraklıları için bir başucu kaynağı olarak nitelendirilen eser, Ayasofya’nın sadece duvarlardan ibaret olmadığını, her bir taşının ayrı bir kültürel mirası temsil ettiğini kanıtlıyor.