İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ataşehir Belediyesi soruşturmasında ortaya çıkan ses kayıtları, belediye yönetiminin esnafa bakış açısını gözler önüne serdi. Ruhsatı tam, evrakı eksiksiz işletmeleri dahi "açık bulma" hedefiyle inceleyen yetkililerin, mevzuata uygun çalışan esnafa yönelik hakaret dolu ifadeleri büyük tepki çekti.
Soruşturma dosyasında yer alan 19 Ocak 2026 tarihli kayıtlara göre, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı ile Zabıta Müdürü arasında geçen diyalog, denetim mekanizmasının nasıl bir baskı aracına dönüştürüldüğünü kanıtlar nitelikte. İçerenköy’deki bir işletmeyi mercek altına alan Zabıta Müdürü, yaptığı inceleme sonucunda işletmenin tüm ruhsatlarının tam olduğunu, hiçbir kaçak yapısının bulunmadığını rapor ediyor. Ancak bu durum, yönetimi memnun etmek yerine adeta hayal kırıklığına uğratıyor.
Mevzuata uygunluk rahatsızlık yarattı
Zabıta Müdürü’nün, "Bir gram kaçağı yok, ruhsatı da depoyu mepoyu hep almışlar" şeklindeki tespiti üzerine, Belediye Başkan Yardımcısı ile müdür arasında geçen konuşmada, kurallara harfiyen uyan işletme sahibi için "şerefsiz böyle var ya dört dörtlük" ifadesinin kullanılması şaşkınlık yarattı. Denetimlerin, işletmelerin yasalara uygunluğunu kontrol etmekten ziyade, "mutlaka bir açık bulma" gayesiyle yapıldığı iddiaları, bu kayıtlarla birlikte daha da güçlendi.
Açık bulamayınca baskı arayışına girdiler
Kayıtlarda dikkat çeken bir diğer detay ise, işletmenin yasal bir eksiği olmamasına rağmen "açık bulma" konusundaki ısrarlı tutum oldu. Zabıta Müdürü’nün, "Ayakkabısı fazla olsa boğazına bineceğim" sözleri, belediye birimlerinin esnaf üzerinde kurduğu baskıcı anlayışı gözler önüne serdi. İşletme sahibinin yasalara tam uyum sağlaması, belediye yetkilileri tarafından bir "sorun" olarak görülürken, "Telefonunu ruhsattan bulduk, bir görüşeceğiz bakalım" ifadeleriyle, yasal bir işletmenin dahi keyfi süreçlerle nasıl hedef alındığı ortaya çıktı.
Kamuoyu vicdanını yaralayan bu diyaloglar, Ataşehir Belediyesi'ndeki rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının boyutunu genişletirken, "Kurallara uyan esnaf neden hedef alınıyor?" sorusunu da beraberinde getirdi. Belediye yönetiminin, esnafın yasalara uygunluğunu takdir etmek yerine, neden bir "açık arama" ve "baskı kurma" motivasyonuyla hareket ettiği ise kamuoyunda yanıt bekleyen en önemli soru haline geldi.