reklam
reklam
İstanbul
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,2538 %0.18
55,9646 %-0.49
6.908,74 %-3.01
RVpress Gündem AKP'li Türkeş'ten Uçum'a sert eleştiri: AİHS'ten çıkış tartışması 'akıl tutulması'

AKP'li Türkeş'ten Uçum'a sert eleştiri: AİHS'ten çıkış tartışması 'akıl tutulması'

AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Osman Kavala kararı sonrası AİHS'ten çekilme tartışmalarına ilişkin Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un açıklamalarını hedef aldı. Türkeş, Türkiye'nin Avrupa Konseyi ve AİHS ile bağlarının korunması gerektiğini belirterek, bu tür çıkışların hukuki, ekonomik ve siyasi istikrarsızlık yaratacağını savundu.

AKP'li Türkeş'ten Uçum'a sert eleştiri: AİHS'ten çıkış tartışması 'akıl tutulması'
Okunma Süresi: 3 dk

AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Osman Kavala hakkında verdiği ikinci kararın ardından Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden (AİHS) çekilmesi yönünde başlayan tartışmalara sert tepki gösterdi. Türkeş, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un AİHM'e yönelik açıklamalarını "akıl tutulması" olarak nitelendirdi.

Türkeş, yazılı açıklamasında Türkiye'nin 70 yılı aşkın süredir Avrupa Konseyi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldığını ve aynı süredir AİHS'ye taraf olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin AİHM'e bireysel başvuru hakkını 1987'de, mahkemenin zorunlu yargı yetkisini ise 1990'da kabul ettiğini aktaran Türkeş, bu kazanımların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Avrupa ile ilişkiler çok boyutlu politikanın parçası

Türkiye'nin coğrafi konumu, kültürel tarihi ve jeopolitik çıkarları nedeniyle çok boyutlu bir dış politika izlemek zorunda olduğunu belirten Türkeş, Avrupa ile olumlu ilişkilerin bu politikanın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkilerin zorlu süreçlerden geçtiğini ancak diplomatik çabalarla ileri taşındığını söyleyen Türkeş, bu birikimin yok sayılmasını eleştirdi. Avrupa Birliği, AİHS ve AİHM gibi unsurların önemsizmiş gibi değerlendirilemeyeceğini kaydeden Türkeş, bu kazanımların hiçe sayılmasının uzun vadede hukuki, ekonomik ve siyasi istikrarsızlığa yol açabileceğini belirterek bunun "tam anlamıyla bir akıl tutulması" olduğunu söyledi.

Adalet ve hukuk medenileşmenin ön şartı

Herkes için eşit işleyen hukuk ve adaletin kalkınma, refah ve medenileşmenin ön şartı olduğunu vurgulayan Türkeş, hukukun ve adaletin aşındığı ülkelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Türkiye'nin bu seviyelere çekilmesinin ülkeye zarar vereceğini savunan Türkeş, Osman Kavala ve benzeri davaların "milli hukuk" yoluyla çözülebileceğini, bunun için dış mercilerin müdahalesine ihtiyaç olmadığını ifade etti. Yürürlükteki Anayasa ve yasaların herkese eşit, adil ve şeffaf şekilde uygulanması halinde bu sorunların yaşanmayabileceğini belirten Türkeş, yaklaşık iki yıl önce bu konuda girişimlerde bulunmasının nedeninin de bu olduğunu söyledi.

Adalet bugün ve yarın herkes için lazım

Hukuk kararlarının siyasi veya ideolojik tartışmaların dışında değerlendirilmesi ve uygulanmasına fırsat verilmesi gerektiğini ifade eden Türkeş, bunun yalnızca Avrupa hukukunun değil, Türkiye'nin milli hukukunun da kazanımı olacağını belirtti. Meselenin yalnızca Osman Kavala ile sınırlı olmadığını, asıl konunun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tamamının hukuk ve adalet beklentisi olduğunu söyleyen Türkeş, Kavala'nın yalnızca tartışmanın en görünür yüzü olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin AİHS'ye taraf olmaktan vazgeçmesinin sonuçlarını "delisaçması" olarak nitelendiren Türkeş, üst düzey sorumluluk sahiplerinin böyle bir ihtimali açıkça dile getirmesini de "Kafkâyen absürtlük" sözleriyle eleştirdi. Türkeş, evrensel hukuk ilkeleri ve adaletin bugün ve gelecekte herkes için gerekli olduğunu vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız