reklam
reklam
İstanbul
Açık
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6304 %0.11
52,5769 %0.46
6.812,73 % -0,26
Ara
RVpress Gündem ABD ve İsrail’in savunma kalkanı nasıl delindi? Ortadoğu'da füze savaşının yeni kuralları

ABD ve İsrail’in savunma kalkanı nasıl delindi? Ortadoğu'da füze savaşının yeni kuralları

28 Şubat 2026 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ortak kararıyla başlatılan operasyon, kısa sürede bölgeyi sarsan bir füze savaşına dönüştü.

Okunma Süresi: 2 dk

Washington ve Tel Aviv'in teknolojik üstünlüğüne güvenerek başlattığı operasyon, İran'ın geliştirdiği hipersonik sistemler karşısında beklenmedik bir askeri ve finansal krize dönüştü.

28 Şubat 2026 tarihinde ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ortak kararıyla başlatılan operasyon, kısa sürede bölgeyi sarsan bir füze savaşına dönüştü. Tahran, İsfahan ve Kum’daki stratejik noktaları hedef alan saldırılara, İran "Sadık Vaad-4" operasyonuyla yanıt verdi. ABD ve İsrail kurmaylarının kısa süreli bir zafer beklentisi, yerini modern savaş tarihinin en büyük teknolojik şoklarından birine bıraktı.

Hipersonik füzeler savunma sistemlerini nasıl etkisiz kıldı

İran'ın envanterindeki Siccil ve Fettah füzeleri, sahadaki tüm dengeleri altüst etti. Ses hızının 14 katına ulaşabilen Siccil füzeleri, İran topraklarından fırlatıldıktan sadece yedi dakika sonra Tel Aviv’e ulaşarak erken uyarı sistemlerini işlevsiz bıraktı. Atmosfer içinde zikzaklar çizerek ilerleyebilen hipersonik Fettah füzeleri ise Demir Kubbe ve Arrow sistemlerinin algoritmalarını aşmayı başardı. Özellikle F-35 uçaklarının bulunduğu Nevatim Hava Üssü ve Ben Gurion Havalimanı çevresi, bu füzelerin hedefi haline geldi. Körfez’deki ABD üsleri ise 1.800 kilogramlık savaş başlığı taşıyan Hürremşehr-4 füzelerinin yıkıcı etkisiyle karşı karşıya kaldı.

Doygunluk saldırısı ve milyar dolarlık sistemlerin çöküşü

ABD ve İsrail’in "kusursuz" olarak nitelendirdiği Patriot, THAAD ve Davud'un Sapanı sistemleri, İran'ın uyguladığı "doygunluk saldırısı" taktiği karşısında kilitlendi. Yüzlerce balistik füze ve 3 bine yakın kamikaze İHA'nın aynı anda fırlatılması, savunma bataryalarının mühimmat stoklarını dakikalar içinde tüketti. Operasyonun en kritik noktası ise ABD'nin bölgedeki erken uyarı radarlarının imha edilmesi oldu. AN-TPY-2 ve AN-FPS-132 radarlarının devre dışı bırakılması, bölgedeki Amerikan savunma ağını "stratejik körlüğe" itti.

Ekonomik asimetri ve Trump yönetiminin karşı karşıya kaldığı fatura:

Askeri kayıpların yanı sıra, bu çatışma ABD yönetimi için devasa bir ekonomik yük oluşturdu. Bir adet Arrow veya Patriot önleyici füzesinin maliyeti 4 milyon dolara kadar çıkarken, İran’ın kullandığı kamikaze dronlar ve füzeler çok daha düşük maliyetlerle üretiliyor. Washington, mühimmat üretim kapasitesinin hızla tükenmesiyle karşı karşıya kalırken, konvansiyonel savunma sistemlerinin ucuz ve sürülü hipersonik tehditler karşısındaki yetersizliği küresel bir tartışma konusu haline geldi. Türkiye'nin de yakından takip ettiği bu süreç, Ortadoğu'daki güvenlik mimarisinin artık geri dönülemez şekilde değiştiğini kanıtlıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *