Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, ülke genelinde yastık altında bulunan altın stokunun yaklaşık 600 milyar dolar civarında olduğunu belirtmiştir. Altın fiyatlarının artışıyla birlikte bu durumun servet artışına neden olduğunu ifade eden Karahan, geçtiğimiz yıl içerisinde bu servet etkisinin 200 milyar dolara kadar ulaştığını vurgulamıştır.
Karahan, bu durumun para politikasının talep yönetiminde ters bir etki yarattığını ve dezenflasyonu yavaşlatan unsurlardan biri olarak öne çıktığını dile getirmiştir. Yastık altındaki altınların üretime yönlendirilmesi gerektiğini savunarak, bu tasarrufların yatırıma dönüştürülmediği sürece Türkiye’nin üretim kabiliyetinin sınırlı kalacağını ifade etmiştir.
Yastık Altındaki Altınlar Neden Üretime Yönlendirilmelidir?
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, TCMB Başkanı'nın açıklamalarına yanıt vererek, yastık altındaki altınların yalnızca tasarruf olarak kalmaması gerektiğini belirtmiştir. Perinçek, bu altınların yatırım ve üretime yönlendirilmesinin önemine dikkat çekmiş ve bu durumun Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlayacağını ifade etmiştir. Yastık altındaki tasarrufların, üretim süreçlerine dahil edilmediği takdirde, enflasyonun artmasına neden olacağını vurgulamıştır.
Perinçek, vatandaşların paralarının değer kaybını önlemek için altına yöneldiğini, ancak bu durumun piyasa üretimini sınırladığını belirtmiştir. Yatırımların artırılması gerektiğini ve bunun için gerekli kararların alınması gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca, bankalarda bulunan altın tasarruflarının değerini koruduğunu, ancak bu tasarrufların büyümediğini vurgulamıştır.
Yabancı Bankalarda Bulunan Tasarruflar ve Ekonomik Etkileri
Perinçek, Merkez Bankası Başkanı’nın değinmediği önemli bir konuya da dikkat çekmiştir. Bu konu, yabancı bankalara yatırılmış olan 500 milyar dolarlık tasarruflardır. Bu tasarrufların Türkiye’deki yatırım süreçlerine yönlendirilmesinin, uluslararası finans merkezleriyle karşı karşıya gelme riskini taşıdığını ifade etmiştir. Yabancı bankalara yatırılan bu miktarın, Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlamadığını belirtmiştir.
Perinçek, bu tasarrufların Türkiye’nin üretim süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini, aksi takdirde uluslararası finans sisteminin Türkiye üzerindeki etkisinin devam edeceğini ifade etmiştir. Yabancı bankalarda bulunan tasarrufların Türkiye ekonomisine kazandırılması gerektiğini savunmuştur.
Enflasyon Tahminleri ve Ekonomik Görünüm
TCMB’nin enflasyon öngörülerine göre, 2026 yılına ilişkin tahmin aralığı yükseltilmiştir. Daha önce yüzde 13-19 olarak belirlenen enflasyon tahmin aralığı, yüzde 15-21 seviyesine çıkmıştır. Bu değişiklikte, küresel korumacılık eğilimleri, jeopolitik gelişmeler ve gıda fiyatlarındaki artış gibi unsurlar etkili olmuştur.
Karahan, enflasyon görünümünün netleşmesi için mart ve nisan ayı verilerinin önemli olduğunu belirtmiş ve faiz indirimlerinin kısa dönemde hızlandırılmayacağını ifade etmiştir. Ayrıca, enflasyon rakamlarının arka planında bazı hizmet kalemlerinde direnç gösteren ataletin kırılma işaretleri verdiğini vurgulamıştır. Bu durum, enflasyonun gelecekteki seyri üzerinde belirleyici bir etki yaratabilir.