Dijital platformlarda içerik üreticilerinin popülarite kazanmak uğruna manevi değerleri ve dini sembolleri kullanma eğilimi, kamuoyunda ciddi bir rahatsızlığa yol açtı. Özellikle fenomen Fatma Soydaş'ın tarzı ve kazanç modeli, dini hassasiyetleri olan geniş bir kesimin tepkisiyle karşı karşıya kaldı.
Dijital dünyada "etkileşim uğruna her yol mübah mı" sorusu, son günlerde sosyal medya kullanıcılarının en çok tartıştığı konuların başında geliyor. Özellikle başörtüsü gibi dini kimliği temsil eden sembollerin, mizahi veya kurgusal içeriklerin bir parçası haline getirilmesi, sosyal medyadaki "değer kaybı" tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Bu akımın merkezinde yer alan isimlerden biri olan ve paylaşımlarıyla sık sık gündeme gelen Fatma Soydaş, geleneksel ile modern içerik üretimi arasındaki sınırları zorlamakla itham ediliyor.
Yusuf Kaplan'dan sert tepki: Tesettür bir pazarlama aracı mı?
Sosyal medya fenomeni Fatma Soydaş’a yöneltilen eleştirilerin dozu, yazar Yusuf Kaplan’ın sert çıkışıyla birlikte iyice arttı. Kaplan, kişisel hesabından yaptığı paylaşımda Soydaş’ın içeriklerini "tesettüre saldırı projesi" olarak nitelendirdi. Özellikle abonelik sistemi üzerinden sunduğu içeriklerin dini değerlerle örtüşmediğini savunan Kaplan, ilgili kurumların bu konuda bir adım atması gerektiğinin altını çizdi.
Mardin doğumlu olan ve yaşamını İstanbul’da sürdüren 21 yaşındaki Soydaş’ın, özellikle "Zebani Efe" lakaplı Efe Beycan ile çektiği videolar, takipçileri arasında kutuplaşmaya neden oldu. Eleştirenler, dini sembollerin ticari bir kazanç kapısına dönüştürülmesini etik bulmadıklarını dile getiriyor.
Abonelik sisteminden milyonlara uzanan kazanç iddiaları
Tartışmaların bir diğer ayağını ise içerik üreticilerinin gelir modelleri oluşturuyor. Instagram ve TikTok gibi mecralarda uygulanan "özel abonelik" sistemi, Fatma Soydaş'ın da ana gelir kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. İddialara göre Soydaş, bu sistem üzerinden takipçilerine sunduğu özel içeriklerle aylık 600 bin TL’yi aşan bir kazanç elde ediyor.
Sosyal medya kullanıcıları, paylaşılan içeriklerin kalitesinden ziyade, bu kazançların hangi yöntemlerle elde edildiği üzerinde duruyor. Fenomenin özel hayatına dair belirsizlikler sürerken, dijital dünyada dini değerlerin pazarlanması konusu önümüzdeki süreçte daha çok konuşulacağa benziyor.