Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tutuklu ve hükümlülerin avukat görüşmelerine yönelik yeni yasal düzenleme yapılacağını açıklamasının ardından, organize suç soruşturmalarında dikkat çekici bir olay yaşandı. Bu olay, kritik operasyonları yürüten bir Cumhuriyet savcısının suç örgütü tarafından hedef alındığına dair iddiaları içermektedir.
Öne sürülen bilgilere göre, suç örgütü bağlantılı bir avukat aracılığıyla savcıya görüşme teklifi yapıldığı ve bu görüşme sırasında savcıya yönelik suikast tehdidi içerikli ifadelerin yer aldığı belirtilmiştir. Bu durum, yasal süreçlerin ve adaletin sağlanması açısından önemli bir endişe kaynağı haline gelmiştir.
Savcıyı hedef alan teklifin arka planı nedir?
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamaları sonrasında, cezaevi ve adliye süreçlerine dair yaşanan bu olay, kamuoyunun dikkatini çekmiştir. Bakan Gürlek, mevcut uygulamada yasal mevzuat boşluğu bulunduğunu ifade ederek, avukat görüşmeleri ve tutuklular arasında not iletilmesine ilişkin yeni düzenlemeler yapılacağını belirtmiştir. Bu açıklamalar, cezaevlerinde ve adliyelerdeki uygulamaların daha güvenli hale getirilmesi amacı taşımaktadır.
Gürlek’in açıklamalarının ardından, yürütülen bazı soruşturmalara dair çarpıcı örnekler ortaya çıkmıştır. Yeni nesil organize suç yapılanmalarına karşı yürütülen operasyonlar sırasında, bir Cumhuriyet savcısının yürüttüğü soruşturmalar nedeniyle suç örgütünün hedefi haline geldiği öne sürülmüştür.
Tehdit ve suikast talimatları nasıl ortaya çıktı?
İddialara göre, örgütle bağlantılı bir avukatın adliyeye gelerek savcıya, “Örgüt yöneticisi seninle telefon üzerinden görüşmek istiyor” dediği öğrenilmiştir. Bu görüşme teklifine ve yaşanan gerginliğe, odada bulunan diğer Cumhuriyet savcılarının da tanıklık ettiği belirtilmektedir. Ayrıca, 2021 yılından bu yana örgüte yönelik yürütülen kritik soruşturmalar sonucunda yaklaşık 400 şüpheli hakkında iddianame hazırlandığı ifade edilmektedir.
Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde yapılan incelemelerde, örgüt üyelerine ait olduğu değerlendirilen ses kayıtlarında savcı hakkında tehdit ve hakaret içerikli ifadelerin yer aldığı tespit edilmiştir. Kayıtlarda, savcının yürüttüğü soruşturmalar nedeniyle kendisinden “intikam alınacağı” yönünde söylemlerin bulunduğu bildirilmektedir.
Örgüt yöneticilerinin talimatları neyi içeriyor?
Dosyaya giren bir itirafçı beyanına göre, örgüt yöneticilerinin savcı hakkında, “Üzerimize çok geliyor, para verip susturalım, kabul etmezse suikast düzenleyip öldürelim” şeklinde talimat verdiği öne sürülmüştür. Bu durum, adalet sisteminin ne denli zorlu bir süreçten geçtiğini göstermektedir. Aynı süreçte, bir avukatın yeniden adliyeye gelerek savcıya, “Örgüt yöneticisi seninle telefonda görüşmek istiyor” teklifinde bulunduğu da iddialar arasında yer almaktadır.
Tehditlerin yalnızca soruşturma süreciyle sınırlı kalmadığı, duruşmalar sırasında da devam ettiği belirtilmektedir. Örgüt üyelerinin mahkeme salonlarında savcıya yönelik hakaret ve tehdit içerikli ifadeler kullandığı, bu durumun resmi tutanaklara da yansıdığı ifade edilmektedir. Soruşturmaların odağındaki Cumhuriyet savcısı, yaşanan sürece ilişkin, “Yapmış olduğum soruşturmalar nedeniyle örgütün hedefi haline gelmiş bulunmaktayım. Benim ve ailemin can güvenliği bulunmamaktadır.” değerlendirmesinde bulunmuştur.