Sakarya'da 74 yıllık rekor: Bir günde aylık yağışın 3 katı düştü

Meteoroloji uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Sakarya'da 28-29 Eylül tarihlerinde kaydedilen yağışların 1951'den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştığını ve iklim değişikliğinin bu aşırı hava olaylarını tetiklediğini belirtti.

Sakarya, meteorolojik kayıtlara geçen en yağışlı günlerinden birini yaşadı. İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.

Dr. Mikdat Kadıoğlu, 28-29 Eylül tarihleri arasında bölgeye düşen yağış miktarının 1951 yılından bu yana tutulan verilerdeki en yüksek seviyeye ulaştığını açıkladı.

Ferizli'de metrekareye 150 kilogram, Karapürçek'te 144 kilogram ve Adapazarı'nda 133,6 kilogram yağış düşmesi, bölgedeki altyapının kapasitesini zorlayan bir tabloyu ortaya koydu.

Eylül ayı ortalaması tek günde aşıldı

Prof. Dr. Kadıoğlu, Sakarya'nın eylül ayı boyunca alması beklenen toplam yağış miktarının 51,5 kilogram olduğunu hatırlatarak, sadece 24 saat içinde bu değerin 3 katına varan yağışların kaydedildiğini belirtti. Adapazarı'nda ölçülen 133,6 kilogramlık değer, 1999 yılındaki 127,7 kilogramlık eski rekoru geride bırakarak tarihe geçti. Kadıoğlu, bu durumun sadece yağış miktarıyla değil, yağışın süresi ve coğrafi dağılımıyla da doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.

İklim değişikliği ve kentleşme uyarısı

İklim değişikliğinin aşırı hava olaylarını daha sık ve şiddetli hale getirdiğini vurgulayan Kadıoğlu, küresel ısınmadaki her 1 derecelik artışın en şiddetli yağışları yüzde 7 oranında güçlendirdiğini belirtti. Ancak sellerin tek sebebinin doğa olayları olmadığını savunan uzman, yanlış kentleşme politikalarına dikkat çekti.

Dere yataklarının yapılaşmaya açılmasının ve altyapı yetersizliklerinin felaket riskini artırdığını belirten Kadıoğlu, sünger kent uygulamalarının, yağmur suyu hatlarının ayrıştırılmasının ve dere yataklarının temizlenmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Vatandaşları dere kenarlarından uzak durmaları ve su basmış yollara girmemeleri konusunda uyaran Kadıoğlu, yerel yönetimlerin de erken uyarı sistemlerini mahalle ölçeğine indirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER