Avrupa'nın iki önemli aktörü arasındaki gerilim, karşılıklı suçlamalar ve sert yaptırım kararlarıyla uluslararası arenada yeni bir krizin fitilini ateşledi.
İspanya ve İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler, son dönemde yaşanan karşılıklı hamlelerle tarihinin en gerilimli günlerini yaşıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İspanya'nın kendisine karşı diplomatik bir savaş yürüttüğünü iddia ederek, Madrid yönetimini sert bir dille hedef aldı. Netanyahu, Kiryat Gat'taki Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'nden İspanya'yı çıkarma kararı aldıklarını açıklarken, bu tutumun İspanya için ağır bir bedeli olacağı uyarısında bulundu.
Diplomatik krizin tırmanışında İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in Avrupa Birliği'ne yaptığı çağrı etkili oldu. Sanchez, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan saldırılarını gerekçe göstererek, AB'nin Tel Aviv ile olan tüm iş birliği anlaşmalarını askıya alması gerektiğini savundu. İspanyol hükümetinden gelen bu çıkış, Avrupa'nın İsrail'e karşı ahlaki bir duruş sergilemesi gerektiği vurgusuyla desteklendi.
İspanyol bakanlardan ağır suçlamalar
İspanya hükümetindeki üst düzey isimler, Netanyahu'nun tehditlerine karşı geri adım atmayarak İsrail yönetimini doğrudan hedef alan açıklamalarda bulundu. Başbakan Yardımcısı Yolanda Diaz, İsrail'in İspanya'yı "düşmanlık" ile suçlamasına yanıt vererek, "Savaş suçlularına ve soykırımcılara karşı tam düşmanlık içerisindeyiz" ifadelerini kullandı. Gençlik ve Çocukluk Bakanı Sira Rego ise İsrail hükümetini "soykırımcı ve suçlu bir rejim" olarak tanımlayarak, tüm yetkililerin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanması gerektiğini belirtti.
Gerilimin derinleşen arka planı
İki ülke arasındaki kriz, aslında uzun süredir devam eden bir sürecin sonucu olarak değerlendiriliyor. İspanya'nın Filistin Devleti'ni tanıma kararı alması ve Gazze'ye yönelik destekleyici politikaları, Mayıs 2024'te İsrail'in Madrid Büyükelçisi'ni geri çağırmasıyla tırmanmıştı. Eylül 2025'te ise İspanya'nın Tel Aviv Büyükelçisi'ni çekmesiyle diplomatik temsil düzeyi maslahatgüzar seviyesine kadar geriledi.
Son olarak İspanya'nın Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açma kararı, İsrail tarafında büyük bir rahatsızlık yarattı. İspanya Dışişleri Bakanı Albares, bu adımın barış çabalarına katkı sağlamak amacıyla atıldığını savunsa da, İsrail Dışişleri Bakanı Saar kararı sert bir dille eleştirdi. Bu hamle, zaten kopma noktasında olan ilişkilerde yeni bir kırılma yarattı.