Tunceli'de 2020 yılından bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbeti, yeni deliller ve tanık ifadeleriyle bir cinayet dosyasına evrildi.
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde sırra kadem basan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kayboluşuyla ilgili yürütülen soruşturmada, yıllardır beklenen kritik eşik aşıldı. Dosyanın seyri, ortaya çıkan yeni teknik veriler ve tanık beyanlarıyla birlikte tamamen değişti.
Baz kayıtları ve mobese görüntülerinin yeniden mercek altına alındığı süreçte, Fatih Atik, TGRT Haber ekranlarında soruşturmanın geldiği noktayı ve dosyaya damga vuran vahim iddiaları kamuoyuyla paylaştı.
Üç kritik lokasyon mercek altında
Soruşturmayı yürüten başsavcılığın, daraltılmış baz kayıtları üzerinden yaptığı analizlerde üç ana bölge öne çıktı. Gençlik Merkezi'nde valiye tahsisli olduğu iddia edilen özel bir oda, Doku'nun çalıştığı kafe ve son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk bölgesi, teknik incelemelerin merkezine yerleşti. Özellikle Sarı Saltuk civarında şüphelilerin telefonlarının eş zamanlı olarak kapatılmış olması, cinayet şüphesini güçlendiren en önemli detaylardan biri olarak dosyaya girdi.
Dönemin valisinin "oğlum tanımaz" şeklindeki beyanına rağmen, baz kayıtları ve kamera görüntülerinin, Doku ile valinin oğlunun aynı noktalarda bir araya geldiğini kanıtladığı belirtiliyor.
Gizli tanık ifadeleri dosyayı derinleştirdi
Soruşturmanın cinayet dosyasına dönüşmesindeki en büyük etkenin, gizli tanık Umut Altaş'ın verdiği bilgiler olduğu ifade ediliyor. Başsavcılığın bu ifadeleri, eldeki kamera görüntüleri ve baz verileriyle çapraz sorguya tabi tuttuğu, elde edilen örtüşmelerin ardından operasyonel sürecin hız kazandığı vurgulandı.
Hamilelik iddiası ve silinen hastane kayıtları
Dosyadaki en sarsıcı iddia ise cinayetin arka planına dair ortaya atıldı. Gülistan Doku'nun, dönemin valisinin oğluyla yaşadığı birliktelikten hamile kaldığı ve bu durumun ortaya çıkmaması için öldürüldüğü öne sürülüyor. Cinayeti bizzat valinin oğlunun işlediği iddiası gündeme bomba gibi düşerken, Doku'nun kaybolmadan bir hafta önce gittiği hastanedeki kayıtların silinmiş olduğunun tespit edilmesi, olayın üzerindeki şüpheleri daha da artırdı.
Yıllardır süren belirsizlik, yeni bulgularla birlikte yerini adalet arayışına bırakırken, soruşturmanın önümüzdeki günlerde yeni gözaltılarla genişleyebileceği konuşuluyor.