Altın ihracatında büyük vurgun: İddianamede dudak uçuklatan rakamlar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ihracatı teşvik amacıyla uyguladığı döviz dönüşüm desteğini suistimal eden dev bir organizasyon deşifre oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan soruşturma, aralarında İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) AŞ yetkililerinin de bulunduğu 44 şüphelinin, devletin kaynaklarını "hileli ihracat" yöntemleriyle nasıl boşalttığını gözler önüne serdi.

İstanbul Altın Rafinerisi çevresinde kurulan paravan şirketler üzerinden yürütülen sistemli dolandırıcılık operasyonunda, devletin milyonlarca dolar zarara uğratıldığına dair hazırlanan iddianame mahkemeye sunuldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ihracatı teşvik amacıyla uyguladığı döviz dönüşüm desteğini suistimal eden dev bir organizasyon deşifre oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan soruşturma, aralarında İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) AŞ yetkililerinin de bulunduğu 44 şüphelinin, devletin kaynaklarını "hileli ihracat" yöntemleriyle nasıl boşalttığını gözler önüne serdi.

Devlet desteği için kurulan sahte ağ

İddianamede yer alan bilgilere göre şüpheliler, yasal yollarla ithal edilen altınları ülke içindeki ocaklarda işleyip asit solüsyonlarla karıştırarak "işlenmiş altın" süsü verdi. Bu yöntemle kıymetli maden bileşenleri adı altında yurt dışına ihraç edilen ürünler üzerinden, devletin sunduğu yüzde 3'lük ihracat desteği sistematik şekilde tahsil edildi. Özellikle 2024 yılı Ekim ayından itibaren hız kazanan bu süreçte, aynı adreslerde ve birbirine yakın tarihlerde kurulan çok sayıda paravan şirket, örgütlü yapının birer parçası olarak kullanıldı.

12 milyon dolardan fazla kamu zararı

Soruşturma dosyasında, Özcan Halaç ve beraberindeki yönetici ağının kontrolünde hareket eden şirketlerin, gerçek bir ticari faaliyetten ziyade devlet desteğini ele geçirmek amacıyla yapılandığı vurgulandı. Şebekenin, "koloidial altın" adı altında gerçekleştirdiği ihracat işlemleriyle toplamda 543 milyon dolarlık bir hacim yarattığı ve bu işlemler sonucunda devlet hazinesini 12 milyon 537 bin 560 dolar zarara uğrattığı tespit edildi.

Yüzlerce yıl hapis istemiyle yargılanacaklar

Savcılık makamı, örgüt lideri olduğu öne sürülen Özcan Halaç ile birlikte Zeynep Başak Halaç ve Ayşen Esen için; suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık ve kara para aklama suçlarından 143 yıldan 652 yıla kadar hapis cezası talep etti. Diğer 41 şüpheli hakkında ise 11 yıl ile 36 yıl arasında değişen hapis cezaları istendi. İddianame, ilerleyen günlerde asliye ceza mahkemesinde karara bağlanmak üzere kabul edildi. 31 şirket ise bu süreçte "malen sorumlu" olarak dosyada yerini aldı.

İLGİLİ HABERLER