Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını göstermesi ne anlama geliyor?

ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye sanayi büyümesinin son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştığını açıkladı.

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydettiğini belirtti. Ardıç, 2025 yılı büyüme rakamlarını değerlendirirken, bu büyümenin önemli olduğunu ancak manşet büyümenin gerisinde kalmasının sürdürülebilirlik açısından dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı.

2025 yılı büyüme rakamları nasıl şekillendi?

ASO Başkanı Ardıç, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin beklentilere paralel olarak yüzde 3,6 büyüdüğünü ifade etti. Özellikle 4. çeyrekte kaydedilen yüzde 3,4'lük büyümenin, ekonominin küresel belirsizliklere karşı dirençli olduğunu göstermesi açısından olumlu bir gelişme olduğunu belirtti. Ancak, büyümenin niteliğinin de önemli olduğunu vurguladı.

Büyümenin niteliği neden önemlidir?

Ardıç, sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını sergilemesinin kıymetli olduğunu, fakat manşet büyümenin gerisinde kalmasının ekonomik büyümenin kalitesi ve sürdürülebilirliği açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Bu durum, büyümenin niteliği üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu ortaya koymaktadır.

Yatırımlardaki artış neyi ifade ediyor?

2025 yılında sabit sermaye yatırımlarının ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımlarının ise yüzde 5 oranında arttığını belirten Ardıç, bu artışın üretim kapasitesini genişletip genişletmediğini değerlendirmek için henüz erken olduğunu düşündüğünü dile getirdi. Yatırımlardaki hızlanmanın, sanayi kaynaklı kapasite genişlemesinden ziyade inşaat sektöründeki büyümeden kaynaklandığını belirtti.

İhracatın büyümeye katkısı nasıl değerlendirilmeli?

Son üç çeyrektir ihracatın büyümeye katkısının negatif olduğunu belirten Ardıç, bu durumun büyümenin daha çok iç talep ve inşaat sektöründen kaynaklandığını açıkça gösterdiğini ifade etti. Sürdürülebilir büyümenin ve kalıcı refah artışının temel dayanağının üretim, istihdam, ihracat ve verimliliği önceleyen sanayi yatırımları olduğunu vurguladı.

Tarım sektöründeki zayıflama ne gibi riskler taşıyor?

Ardıç, tarım sektöründeki gerilemenin dört çeyrektir devam etmesinin, yalnızca büyüme kompozisyonu açısından değil, aynı zamanda arz yönlü kırılganlık ve gıda enflasyonu açısından da ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. Tarımın, ekonominin arz tarafında hem üretim sürekliliği hem de fiyat istikrarı açısından stratejik bir alan olduğunu ifade etti.

Gıda enflasyonu ile mücadele nasıl sağlanmalı?

Üretimde yaşanan zayıflamanın, gıda tarafında maliyet ve arzı baskılayarak enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceğini belirten Ardıç, yatırımların sanayide kalıcı kapasite artışı sağlayacak şekilde yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaların kararlılıkla uygulanması gerektiğini ifade etti.

İLGİLİ HABERLER