Kredi Kartı Limitleri Düşerken İhtiyaç Kredisi Riski Artıyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), kredi kartı limitlerine yönelik önemli bir düzenleme başlattı. 15 Şubat itibarıyla yürürlüğe girecek olan bu yeni uygulama, kredi kartı limitlerinde kademeli bir düşüşe neden olacak. Bu durum, borçlanma alışkanlıklarını değiştirerek vatandaşın ihtiyaç kredilerine yönelmesine sebep olabilir. Uzmanlar, bu değişikliğin borç riskini artırabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Kredi Kartı Limitlerindeki Düşüş

BDDK'nın yeni düzenlemesi, 400 bin TL üzerindeki bireysel kredi kartı limitlerinde "kısmi budama" sürecini başlatıyor. 400 bin ile 750 bin TL arasındaki kartlarda, kullanılmayan limitin yüzde 50’si düşürülecekken, 750 bin TL üzerindeki kartlarda bu oran yüzde 80’e kadar yükselebilecek. Bu düzenlemenin amacı, yüksek limitlerin spekülatif ve amaç dışı kullanımını sınırlamak. Ancak, son dakika kararıyla eğitim ve sağlık harcamalarının kapsam dışı bırakılması, sosyal denge açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

İhtiyaç Kredilerinde Artan Takip Oranı

Kredi kartı limitlerindeki kısıtlamalar, vatandaşların alternatif finansman kaynaklarına yönelmesini kaçınılmaz hale getiriyor. Bu noktada en çok tercih edilen seçenek, ihtiyaç kredileri oluyor. Ancak BDDK verilerine göre, ihtiyaç kredilerinde takipteki alacak oranı, yüzde 5,53 ile son 8,5 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Toplam ihtiyaç kredisi hacmi 2,2 trilyon TL'ye çıkarken, takibe düşen alacak tutarı ise 123,9 milyar TL ile rekor kırdı. Bu durum, hane halkının borç ödeme kapasitesinde önemli bir zorlanmanın yaşandığını gösteriyor.

Faiz Oranlarının Etkisi ve Beklentiler

Sektör kaynaklarından alınan bilgilere göre, kredi kartı limitleri düşürülen birçok tüketici, yüksek faiz oranlarına rağmen ihtiyaç kredisine yönelmek zorunda kalacak. Yıllık bazda yüzde 50’yi aşan bir büyüme gösteren ihtiyaç kredilerinde, bu artan talebin ivmeyi daha da hızlandırması bekleniyor. Ancak, artan takip oranı ve borçlanma riskinin yüksekliği, bankaların kredi verme iştahını sınırlayabilir. Bankacılık kulislerinde, ihtiyaç kredilerindeki aylık yüzde 2’lik büyüme sınırının, yeni talep dalgası karşısında güncellenip güncellenmeyeceği tartışılmakta.

Sonuç olarak, kredi kartı limitlerinin düşürülmesi, hane halkının borçlanma dinamiklerini değiştirebilir. Ancak bu durum, yeni risklerin ortaya çıkmasına da neden olabilir. Kredi kartı limitlerinin azalması ile birlikte, kredi talebinin nasıl şekilleneceği ve bu süreçte bankaların yaklaşımının ne olacağı merakla bekleniyor.

İLGİLİ HABERLER