Yunanistan, Ege Denizi'ndeki tek taraflı adımlarını sürdürürken, Atina yönetiminin askeri ve diplomatik alanda Türkiye karşısında yaşadığı zorluklar giderek belirginleşiyor. Yunan basınında yer alan haberlere göre, Yunanistan, hem Türkiye hem de müttefikleri karşısında daralan bir manevra alanıyla baş başa kalmış durumda. Bu durum, Yunan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis'in, Yunanistan'ın karasularını genişletme ve Ege'de yeni bir deniz parkı kurma planlarını dile getirdiği parlamentodaki konuşmasında da kendini gösteriyor.
Askeri Denge ve Dış Destek Sorunları
Yunan basını, Atina yönetiminin Türkiye karşısında yalnızca söylemde kaldığını, bu süreçte Ankara'nın hem sahada hem de diplomatik alanda üstünlük sağladığını vurguluyor. Yunanistan, Türkiye'ye karşı askeri bir denge kurma çabası içinde iken, Washington'dan beklediği açık ve güçlü desteği de elde edemedi. ABD'nin, Yunanistan'ın silah alımlarında Fransa ve özellikle İsrail'e yönelmesini memnuniyetle karşılamadığı belirtiliyor.
ABD ve İsrail Faktörünün Etkileri
Kathimerini gazetesinde yer alan analizlerde, Yunanistan’ın yalnızca Türkiye ile değil, aynı zamanda ABD ve İsrail ile de baskı altında olduğu ifade ediliyor. Washington’un, Türkiye ile arabuluculuk çabaları, Atina'da kaygılara yol açarken, Yunanistan ve ABD ilişkilerinde yeni krizlerin ortaya çıkabileceği öne sürülüyor. Ayrıca, Yunanistan'ın İsrail teknolojisine dayanan “Achilles Shield” hava savunma projesini hızlandırması ve PULS roket sistemleri alımının Washington'da olumsuz karşılandığı aktarılıyor.
Yunanistan’ın Silahlanma Stratejileri
Yunanistan, milyarlarca euroluk silahlanma girişimlerine rağmen, Türkiye karşısında caydırıcılık sağlamakta zorluk çekiyor. Bu durum, Atina'yı daha saldırgan ama aynı zamanda kırılgan bir konuma sürüklüyor. Yunan yazarlar, Yunanistan’ın, ABD’nin Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya yönelik geniş jeopolitik planlarında Doğu Akdeniz’de üstleneceği rolü ve enerji alanındaki işbirliğini artırma isteğinin, Başbakan Kiryakos Miçotakis ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması muhtemel görüşmelerin ana gündem maddeleri arasında yer alacağını belirtiyor.
Ancak Yunan medyası, bu tür görüşmelerin Atina’nın kontrolü dışındaki faktörlere bağlı olduğunu ve Trump yönetiminin önceliklerinin belirsizliğini koruduğunu vurguluyor. Washington açısından, Yunanistan’ın bazı kritik uluslararası meselelerde Avrupa Birliği’nin sert çekirdeğinden farklı bir çizgide hareket ettiğinin açıkça görüldüğü ifade ediliyor. Bu durum, Atina'nın gelecekteki diplomatik ve askeri stratejileri üzerinde önemli etkilere yol açabilir.