Trump Korkusu Avrupalıları Uyandırdı: Bağımsızlığın Bedeli Dudak Uçuklattı

Soğuk Savaş dönemi boyunca Avrupa'nın güvenlik stratejisi, ABD'nin koruyucu şemsiyesi altında şekillendi. Ancak, Donald Trump'ın yönetimi sırasında uygulanan politikalar ve Ukrayna'daki çatışmalar, bu uzun süreli rahatlığı sona erdirdi. Avrupa, artık kendi savunma gücünü oluşturma zorunluluğuyla karşı karşıya. Analistler, kıtanın ABD destekli askeri yapısını yerli imkanlarla değiştirmesinin maliyetini yaklaşık 1 trilyon dolar olarak hesaplıyor.

Avrupa Savunma Sanayisinde Dönüşüm

Ukrayna savaşının etkisiyle Avrupa savunma sanayisi, Soğuk Savaş’tan bu yana en büyük üretim ivmesini yakaladı. Özellikle mühimmat üretiminde önemli gelişmeler yaşanıyor. Alman savunma sanayi devi Rheinmetall, tek başına ABD’nin tüm savunma sanayisinin toplamından daha fazla 155 mm topçu mermisi üretme kapasitesine ulaştı. 2022 yılında Avrupa ülkeleri savunma harcamalarını 560 milyar dolara çıkararak, on yıl öncesinin iki katına ulaştı.

Stratejik Güçlenme ve Eksiklikler

Avrupa, tank, gemi, denizaltı ve topçu mühimmatı üretiminde dünya lideri konumuna geldi. Ancak, kıtanın savunma potansiyelinde bazı önemli eksiklikler de mevcut. Özellikle, Avrupa'nın kendi "Hayalet Savaş Uçağı" (Stealth) teknolojisine sahip olmaması ve uydu istihbaratı, füze savunması ile askeri bulut bilişim konularında ABD’ye bağımlılığı dikkat çekiyor. F-35 ve Patriot sistemleri gibi Amerikan teknolojilerine olan bağımlılık, bu alandaki zayıflıkları gözler önüne seriyor.

Politik Parçalanmışlık Sorunu

Teknolojik eksikliklerin yanı sıra, Avrupa'daki siyasi parçalanmışlık da savunma alanında önemli bir engel teşkil ediyor. Her ülke, kendi savunma sistemini inşa etme çabası içinde. Bu durum, yatırımların bölünmesine ve maliyetlerin artmasına yol açıyor. Örneğin, Polonya, Avrupa bürokrasisini beklemek yerine tanklarını Güney Kore’den almayı tercih ediyor. Bu tür kararlar, kıtanın savunma stratejisinde ortak hareket etme imkanını zayıflatıyor.

Uzmanların Görüşleri ve Gelecek Beklentileri

Analistlere göre, Avrupa'nın tam bağımsızlığı mümkün, ancak bu süreç hızlı bir şekilde gerçekleşmeyecek. Uzun menzilli füzeler ve uydu projeleri gibi girişimler devam etse de, bu trilyon dolarlık dönüşüm yıllar sürecek. Dolayısıyla, Avrupa'nın ABD destekli askeri yapısından ani bir kopuş yerine, kademeli bir geçiş süreci öngörülüyor. Bu geçiş, Washington ile olan ilişkilerin yavaş yavaş değişmesi şeklinde ilerleyecek.

İLGİLİ HABERLER