Finlandiya, dünyanın en mutlu ülkesi unvanına rağmen işgücü kriziyle karşı karşıya mı?

Finlandiya, yüksek işsizlik oranları ve uzmanlık eksikliği ile tarihinin en derin işgücü krizini yaşıyor.

Dünyanın en mutlu ülkesi olarak bilinen Finlandiya, şu anda tarihinin en ciddi işgücü krizlerinden birini yaşamaktadır. Ülke, Avrupa Birliği içerisinde en yüksek işsizlik oranına ulaşarak (%10,6) genç üniversite mezunlarının iş bulma konusunda büyük zorluklar yaşadığı bir dönemden geçiyor. Bunun yanı sıra, yemek dağıtım sektöründe 20.000 kişi kurye olabilmek için sırada beklemektedir.

Finlandiya'nın işgücü piyasası, bir yandan 300 bin işsizle mücadele ederken diğer yandan teknoloji ve sağlık sektörlerinde ciddi uzman kıtlığı ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum, işsizlik oranlarının artmasına ve gençlerin iş bulma şanslarının azalmasına yol açmaktadır.

Kurye sektöründe kayıt dışı taşeronluk ne anlama geliyor?

Yemek dağıtım platformlarında, resmi olarak kayıtlı kuryeler, iş bulamayan işsizler ve göçmenler için profillerini yasa dışı bir şekilde kiralamaktadır. Bu durum, işgücü piyasasında ciddi bir istismar ve sömürü ortamı yaratmaktadır. Profilini kiralayan asıl sahipler, işi fiilen yapan kişilerden aylık 450-900 Euro arasında bir 'hava parası' talep etmekte veya günlük kazançlarının üçte birine el koymaktadır.

Şu anda, sadece kurye olabilmek için bekleyen 20.000 kişi bulunmaktadır. Bu durum, işsizlikle boğuşan bir toplumda, gençlerin ve göçmenlerin çaresizliğini gözler önüne sermektedir.

Eğitimli genç işsizlerin beceri uyumsuzluğu neden bu kadar önemli?

Aralık ayı itibarıyla, işsiz üniversite mezunlarının sayısı 50.000'i aşarak bu yüzyılın rekorunu kırmıştır. 30 yaş altındaki 27.000 genç, hayatında hiç çalışmamış durumdadır. Sosyologlar ve ekonomistler, bu işsizler ordusuna katılırken, bilişim, sağlık ve yeşil teknoloji sektörleri uzman arayışında kıvranmaktadır. Ancak işsiz kitle, piyasanın talep ettiği yeni nesil teknik niteliklere sahip olmamaktadır.

2013 yılında ihracatın %9,6'sını oluşturan Rusya pazarı, Ukrayna savaşı sonrası %0,4'e düşerek Finlandiya sanayisine ağır bir darbe vurmuştur. Bu durum, işgücü piyasasındaki dengesizlikleri daha da derinleştirmiştir.

Finlandiya'nın güçlü sendikaları işgücü krizini nasıl etkiliyor?

Finlandiya'daki güçlü sendikalar, ücretleri yüksek tutarak işgücü piyasasında belirli bir denge sağlamaktadır. Ancak bu durum, ekonomik kriz anlarında vasıfsız veya az deneyimli kişilerin tutunabileceği 'orta sınıf altı' işlerin doğmasını engellemektedir. Bu da, gençlerin ve deneyimsiz bireylerin iş bulma şansını azaltmaktadır.

Finlandiya'nın yaşadığı bu kriz, yalnızca yerel bir ekonomik durgunluk değil; aynı zamanda diplomaya sahip ancak teknik donanımı eksik olan kitlelerin otomasyon çağında nasıl sistem dışına itildiğinin evrensel bir tablosunu çizmektedir.

İLGİLİ HABERLER