Eritritol Kullanımının Kalp Krizi ve İnme Riskine Etkisi Araştırıldı

Son yıllarda diyet ürünlerinde ve şekersiz gıdalarda yaygın olarak kullanılan eritritol, sağlık üzerindeki etkileri konusunda yeni endişelere sebep oldu. Colorado Boulder Üniversitesi'nden araştırmacılar, eritritolün insan beynindeki damar hücreleri üzerindeki olumsuz etkilerini inceleyerek, bu tatlandırıcının kalp krizi ve inme riskini önemli ölçüde artırabileceğini ortaya koydu. Çalışmanın sonuçları, eritritolün sağlığa olan potansiyel zararlarını gözler önüne serdi.

Eritritol ve Damar Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Yapılan araştırmada, eritritolün beyin damar hücrelerini stres altına soktuğu ve pıhtı çözme mekanizmasını devre dışı bıraktığı belirlendi. Araştırmaya göre, kanında yüksek eritritol seviyelerine sahip bireyler, üç yıl içerisinde daha fazla kalp sorunu yaşama riski ile karşı karşıya kalıyor. Bilim insanları, eritritolün tüketilmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.

Çalışmanın Metodolojisi ve Bulguları

Journal of Applied Physiology dergisinde yayımlanan çalışma, eritritolün sağladığı bazı faydaların, taşıdığı riskler karşısında önemsiz kaldığını gösterdi. Araştırmacılar, hayvanlardan alınan hücrelerin eritritole maruz bırakıldığında nasıl tepkiler verdiğini inceledi. Hücreler yalnızca bir adet şekersiz içecekteki eritritol miktarına eşit olan bir dozda üç saat boyunca maruz bırakıldı. Bu maruziyet sonucunda, hücreler serbest radikallerle dolarak stres altına girdi ve hasar gördü.

Damar Sertleşmesine Yol Açan Mekanizmalar

Üç saatlik eritritol maruziyeti, kan damarlarının gevşemesine yardımcı olan nitrik oksit üretimini yaklaşık yüzde 20 oranında azalttı. Daha az nitrik oksit, damarın daralmasına yol açarken, eritritole maruz kalan hücrelerin endothelin-1 (ET-1) proteinini normal hücrelere göre yüzde 30 daha fazla pompaladığı tespit edildi. Bu durum, damarların gevşeme yeteneğini kaybetmesine ve sıkışma sinyali almasına neden oldu.

Pıhtılaşma Mekanizmasındaki Bozulmalar

Uzmanlar, inmenin ana nedenlerinden biri olan kan pıhtılarının oluşumu ve çözülmesi sürecinin, vücudun hassas dengesine bağlı olduğunu belirtiyor. Eritritolen maruz kalan hücrelere trombin eklenerek yapılan deneyde, normal hücreler t-PA (doku plazminojen aktivatörü) salınımını yüzde 25 oranında artırdı. Ancak eritritole maruz kalan hücrelerde bu tepki tamamen durdu. Araştırmanın yazarlarından Auburn Berry, damarların daralması ve pıhtı çözme yeteneğinin azalmasının inme riskini artırabileceğini vurguladı.

İLGİLİ HABERLER